29 Mayıs 2011

25 Mayıs 2011

Lebiderya manzaralı stadlar #6

Svangaskard Stadium, Faroe adaları.

2002-2011, Atatürk'ün adını silme çabaları, İzmir düşmanlığı v.s

-2002 : Malum parti iktidara geldi.

-18 Mayıs 2003 : Göztepe küme düştü.

-2005: Kasımpaşa Stadı restore edildi ve adı "Recep Tayyip Erdoğan Stadı" oldu.

-31 Mayıs 2007 Başbakanın doğduğu yer olan Kasımpaşa'nın futbol takımı Play-Off'larda bin bir türlü alaverelerle İzmir ekibi Altay'ı eleyerek Süper Lig'e çıktı.

-2008 : Kayseri Atatürk Stadı yıkıldı, yerine yapılan yeni stada "Kadir Has Stadı" adı verildi.

-18 Mayıs 2009: Kasımpaşaspor yine türlü alavereler ve masa başı olaylarla önce Altay sonra KSK'yı eleyerek Turkcell Süper Lig'e çıktı.

-13 Ağustos 2009: Rize'de Atatürk Stadı'nın yerine yapılan stadyuma "Recep Tayyip Erdoğan Stadı" adı verildi.

-2011: Kasımpaşa hakettiği şekilde, sonradan adı "Spor Toto Süper Lig" olan Süper Lig'den yeniden düştü. İzmir ekibi Altay Bank Asya 1.Lig'e veda etti. Bir diğer İzmir ekibi Bucaspor bin bir türlü rezillik ve yine masabaşı oyunlarla Spor Toto Süper Lig'den Bank Asya'ya düşürüldü.

-2011: Stad açılışı siyasi propagandaya dönüştürüldü, buna tepki gösterenler kameralarla tespit edilecek dendi, Galatasaray taraftarına hakaretler, küfürler gırla gitti.

-2011: Başbakan malum stad olayından sonra miting yaptığı bir yerde Galatasaray'ın Ali Sami Yen Stadı'nın üst kullanım hakkından vazgeçmesi karşılığında yapılan Türk Telekom Arena için "Galatasaray'ın o stadda 1 Allah kuruşu yok" deyip yine dini kullanarak istismarın dibine vurdu. (Bilmeyenler için bahsi geçen konuşmanın videosu burada, tıklayıverin.)



-2011: Başbakan, Bucaspor Süper Lig'de iken "İzmir'in Süper Lig'de 1 tane takımı yok" dedi, isminin Atatürk olduğunu Dünya'nın bildiği stad için Atatürk adını söylemekten imtina ederek "koskoca Halkapınar Stadı bomboş kalıyor" dedi. 

Görüyoruz işte, aklıma gelenler sadece bunlar. 2002'den beri AKP'nin spor secelesi kabataslak kısaca bu. Daha yazmaya kalksam sabaha kadar bitiremem. Spora siyaset karıştırıyoruz diye tepki gösterenler var, Atatürk'ün adını dahi kullanmaktan imtina edenler spora siyaset karıştırmıyor da, biz karıştırıyoruz evet.

SakarYALI; kardeşlerin buluşması 3(5)4


Sakaryaspor, Bandırmaspor'u 2.lig playoff maçında 5-1 yenerek 1.lig'in yolunu tuttu ve kardeşi Göztepe'nin yanına geldi. Bu kardeşlik ruhunu görmek sizi bilmem ama bana büyük keyif veriyor. Küçük bir kesitini buradan görebiliriz.
SakarYALI el ele beraber süper lig'e . (Yalı: Göztepe'nin bulunduğu semt ve taraftar gruplarından en büyüğüdür)
Rivayete göre Sakarya ile 97/98 sezonunda İzmirde karşılaşmıştık açık tirübününün köşesinde oturmuşlardı herhangi bir olay çıkmamıştı karşılaşmada, onlarda bu durumdan memnun kaldılar sanırım.
Maçı Ümit İnalın attığı gol ile 1-0 kaybetmiştik.

ikinci maç Sakaryadaydı maç öncesi bizleri çiçeklerle karşıladılar ve maçı beraber yanyana izledik ve böylece aramızda güzel ilişkiler başladı.

Maçta 1-1 lik skorla bitti,ilk gol bizden geldi golümüzü Yücel Çolak atmıştı.


KARDEŞLİK ŞİİRİ

Kaybolduk, yıkıldık ama yılmadık
TEPEler kara, coplardan bıktık
GÖZüm biz hep TEPElerden aktık
Sonra tribünden ışıklar saçtık
Kıskandılar bir de baktık
Yorulduk, buruktuk ama bıkmadık
Yoktu belki üstümüzde harçlık
Ama biz atkılarımızı satmadık
Şimdilerde futbol olmuş satılık
Gelmeyin üstümüze artık daraldık
Bakmayın bize öyle alık alık
Laylayla bir bütün olup, üçlüde kardeşliği andık
Yalancıların dilinde olduk sanık
Aldırmadık, kalleşçe hiç davranmadık
Sevdik, SARIydık, YEŞİLdik, KIRMIZIydık
Acizlerden korkmadık ve artık hep SİYAHtık
Siyah asil, onur yeşil, sarı ışık
Kırmızı olmayacak herdaim karanlık
İşbilmez beyaz adamlara hep çattık
Issız sokaklarda durmadan yardımlaştık
Futbolu bilmeyenlere kardeşliği anlattık
Kaybolduk, yıkıldık ama hiç yılmadık
Namımız yayıldı bizim Sakarya-GözGöz kardeştir diye

Simsiyah gecenin koynundaki enkazı kaldırma vakti!


Bir çikolata alırsınız, bir anda yere düşer. Baktığınızda sinekler üşüşmeye başlar. Şimdi sinekleri tek tek ayıklama vakti. İlk ayıklanan sineğin bedeli 100.000 € ...

24 Mayıs 2011

Hakan küçüktür, ama mide bulandırır!

Söylentisi bile bulandırdı midemizi, sen ve senin uzantılarından kurtuluş yok mu ulan? Hay UEFA Kupanız batsın be, ne kupaymış arkadaş. Kanser gibi sardınız ulan koskoca kulübü. Umarım Ünal Aysal bu yanlışa müsade etmez. Senden ve senin uzantılarından nefret ediyorum Hakan Ünsal. Bizden uzak cemaatinize yakın olun din tüccarlari sizi!

22 Mayıs 2011

Surpriz kaleci o mu?


Hazır Real Madrid'le sözleşmesi bitmişken, neden olmasın?
İstanbul'a gelmişliğide var. Bilmediği yer de değil. Olur mu peki?

6 Mayıs 2011

Ne dinliyorum? #1

Hep futbol hep spor nereye kadar? Biraz da başka şeylerden bahsedelim.




Efenim malum bilen bilir, ben Ege'ye aşık bir insanım. İzmir'e ise deli gibi aşık bir insanım. Benim nazarımda Kıyı Ege, Dünya'nın en güzel yeridir. İç Ege de güzeldir ama Kıyı Ege bambaşkadır. Candır. Çanakkale'si, Balıkesir'i, İzmir'i, Aydın'ı, Muğla'sı ile cennetin Dünya'daki versiyonudur gözümde Kıyı Ege. (Balıkesir ve Çanakkale Marmara'da demeyin delirtmeyin insanı, fiziki olarak Ege Denizi'ne kıyısı var sonuçta bu şehirlerin)

Ne zaman sinirlerim bozulsa türkü dinlerim ben. Ruhumu dinlendiririm böylece. Hele de Ege Türküleri'ne karşı inanılmaz zaafım ve bununla paralel müthiş bir türkü arşivim var evimde. Bu arşivin en son üyesi Tolga Çandar'ın, Konak Belediyesi'nin katkılarıyla çıkardığı Güzel İzmir albümü. Albümde İzmir Türküleri yer alıyor isminden anlaşılacağı üzere. Bu muazzam albümde 12 parça bulunuyor. 12 parçanın hepsi gerek düzenlemeleri ile, gerek Tolga Çandar abimin muazzam yorumuyla adeta nirvanaya çıkarıyor insanı. Harmandalı'ndan İzmir'in Kavakları'na, Asmalı Mencere'den Kordon Zeybeği'ne bir çok güzel İzmir Türküsü bu albümde dinlenmeyi, akabinde de insanları ağlatmayı bekliyorlar.

Fazla dallanıp budaklandırmaya gerek yok. Yolu Ege'den, İzmir'den geçen herkes edinsin bu albümü. İnternet üzerinde download linki bulunabiliyor ama ben orijinalini aldım, siz de öyle yapın. Çünkü her saniyesi ustalıkla yorumlanmış bu albümün.

İnternetten satın almak için D&R'ın web sitesine tıklayabilirsiniz.

Kanserin vücudu sarması

2000 Yılında alınan UEFA Kupası'ndan bu yana bir türlü iki yakası bir araya gelmedi Galatasaray'ın. Başta Hakan Şükür olmak üzere şampiyon kadroda bulunan oyuncuların çoğu UEFA Kupası'nı koz olarak kullandı. Hala da kullanmaya devam ediyor kimisi. "Biz olmasak o kupa olmazdı" deme cesaretini gösterenleri tepemize çıkardık, sonra tepemize çıkardıklarımız çıkar uğruna türlü yalakalıklara giriştiler. Kimisi de gazete köşelerinden televizyon programlarından sallamaya devam etti Galatasaray'a. İllallah ettirdiler insanı..

Galatasaray'da yeniçeri olarak nitelendirilen bu eski topçu tayfasının uzantılarından Servet Çetin'in yaptıklarına getirelim olayı. Bu zaht, genç oyunculardan Cem Sultan ile kavga etmiş. Hatta çocuğu tartaklamış. Hocalarının ikna ettiği Cem, Servet'in odasına özür dilemeye gidince de "Defol" diye terslenmiş.

Bunları yapan adam Galatasaray kaptanlarından biri, bu hareketi yaptığı da Galatasaray'ın altyapı oyuncularından biri. Galatasaray'ın geleceği yani.

Kansere zamanında müdahele edilmezse insanı ölüme götürür ya, Galatasaray'da bu kansere erken müdahele edemedi. Kişisel çıkarlar kulübün önüne geçti, Galatasaray çıkarlar uğruna maşa olarak kullanıldı. Kanser temizlenemez hale geldi. Bokun içine batırdınız takımı. Bu pezevenklerin istemediği adamlar takımda kalmadı, can ciğer oldukları ise takımda hala saltanat sürüyor.

Kimsiniz kardeşim siz? Nesiniz? Servet Çetin, nesin sen abi? Ama tabi suç sende değil, seni bu takımda tutmaktan öteye kimi zaman kaptanlığı veren pezevenklerde. Kene gibi yapıştınız ulan. Tez zamanda siktirip gidin şu kulüpten. Bir yeter artık.

Ha bir de şu var, Adnan Polat'ın can ciğer arkadaşlarından biri kulübü yine mahkemeye vermiş. Yemin ediyorum peygamber sabrı var bizim taraftarda. Başka kulüpte olsa şu olaylar yerle bir etmişlerdi ortalığı.

Erken teşhis hayat kurtarır derler, biz ne teşhis ettik ne de müdahele. Komple sardı kangren vücudu, kansere çevirdi. Bunu kurtaracak doktor da yok ne yazık ki.

Beddua etmeyi sevmiyorum ama, topunuzun Allah belasını versin. Şerefsiz herifler.

1 Mayıs 2011

Ne Çok Bekledik...


Dün Çankırı Belediyespor'a karşı aldığı 2-0'lık galibiyetle 7 yıl aradam sonra tekrardan Bank Asya 1. Lig'e geri döndü efsane.

İşin açığı 2004'ten beri takip etmiyorum Göztepe'yi. Lise sonrası üniversite maceraları, Göztepe'nin serbest düşüşe geçmesi falan derken lise zamanındaki gibi maçlara gidemez oldum. Zaten ben Göztepe'yi ikinci ligden birinci lige çıkmaya çalışırkenki haliyle seviyordum. O heyecan, şampiyonluk sevinçleri vs. çok etkileyiciydi. Amigo İsmail'in bütün stada çektirdiği üçlüler, UEFA kupasında yarı final oynamış kadrodan hayatta kalanların tribünlere her maç öncesi gelip selam vermesi hatırladığım en güzel anılar.

"Issız kuytu köşelerden and olsun ki döneceğiz" diye bağıran cefakar taraftarını sevindirdi Göztepe. Kendimi bu sevince pek layık göremiyorum ama yine de Göztepe belediye takımlarının hegemonyasındaki kısır Süper Lig'e yakışacak tek İzmir takımıdır. Taraftarıyla, camiasıyla ve Avrupa'ya bakan çağdaş yüzüyle Göztepe Türkiye'nin birinci olmasa da ikinci kulübüdür...

Paylaş