15 Ocak 2011

Bugün


Açıkçası hep imkansız diye düşünmüştüm. Zaten çoğu kimse de Ali Sami Yen'den çıkıp başka bir stada gitmeye sıcak bakmıyordu. Malum, Olimpiyat Stadı rezaleti hala hafızalardan silinmemişti.

Rahmetli Özhan Canaydın Ali Ağaoğlu gibi televizyon televizyon gezip "Buraya 52000 kişilik stad yapacağım, yanında yaşam alanları olacak, villalar yapacağım. Olmaz dediler yaptım olacak" demeseydi belki de şu anda bahsettiği proje bitmiş olabilirdi. Stadın tapusunu almayı geçtim, üst kullanım hakkını bile zor alabildik, iyi niyetinden şüphem yok ama en büyük zararı oldu belki Özhan Başkan'ın Galatasaray'a...

Atlatın onca badirelere, önüne koyulmaya çalışılan onca taşa rağmen Türkiye'nin en modern stadı sonunda en azından maç oynanabilecek hale getirildi. Eksikleri yok mu ? Tabi ki var ama olur o kadar, önemli olan en kısa sürede onları tamamlayabilmek. Üstü açılır kapanır mekanizma da halledilecek diyorlar, eh bekleyelim bakalım.

Ali Sami Yen'den ayrılırken ne kadar üzüldüysek, bugün yeni stadımızın açılışına o kadar seviniyoruz. Ali Sami Yen'de maraton tribünü hariç her tribünde maç izleyebilmiş olmak benim şansım. O havayı da soludum, umarım en yakın zamanda Aslantepe'nin de havasını soluma şansı yakalarım. Fakat Hababam Sınıfı'nda Mahmut Hoca'nın dediği gibi. "Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir" Ali Sami Yen için de bu geçerli. Bu taraftarın, bu takımın olduğu her yer Ali Sami Yen'dir.

Nasıl ki 3000 km ötede gurbetçilerimiz Westfalen'i Ali Sami Yen yaptılarsa, Aslantepe de Ali Sami Yen'dir. Herkese hayırlı olsun...

Hiç yorum yok:

Paylaş