20 Ekim 2010

Saçmalamak...

15 Mayıs'ta yazmıştım bunu... Üstüne bir şey eklemiyorum... Hep aynı adamların etrafında dönüyoruz, bir şey demek istemiyorum konuşursam çok fena saydırırım birilerine...


Milan'ın Leonardo'nun kıçına tekmeyi vurmasından sonra aklıma gelen senaryolardan biriydi "Rijkaard-Milan flörtü" (Bak gazete manşeti gibi oldu işte. Fanatik yazmış bile.) 2.senaryoda ise "Fatih Terim-Galatasaray flörtü" geçiyordu aklımdan. Bakın 2. senaryo hakkında da SporX sitesi neler yazmış. Eyyy Galatasaray yönetimi, saçmalamayın! Fatih Terim'in 2.gelişinde yarattığı fiyasko hala zihinlerimizdeyken bir 3.yü kaldıramayız. Fatih Terim Türkiye'nin en iyi hocalarından biri belki de en iyisi olabilir ama o'nun egoları ile bu takım bu dakikadan sonra bir yere gelemez. Hep aynı adamların etrafında mı döneceğiz yahu? Felipe olayını hatırlayın, sırf egoları yüzünden (her şeyi biliyorum mantığı da olabilir bu) koşmuyor diye futbol zekası 10 numara olan adamı gönderip Revivo'yu almıştı yerine. (Hagi'den sonra 10 numarayı Felipe giymiştir bu arada, Revivo değil) Her ne kadar Uefa'yı, 4 sene üst üste ligi kazansa da Hagi faktörünü unutmamak gerek. Hagi'nin bırakmasının ardından gelen fiyasko bence tesadüf değil. Fatih Terim 2.gelişinde takımın başında tabiri caizse Cm oynamıştı herkesin bildiği üzere (gerçi şampiyon kadrodaki oyuncuların büyük çoğunluğu ertesi yıl yoktu) Pinto, Lukunku, Almaguer v.s gibi bir dünya futbol özürlüsü adama Galatasaray formasını teslim etmesi hala aklımdan çıkmamıştır. İşte bu nedendir ki, Fatih Terim defteri benim için sonsuza kadar kapanmıştır. Valla öyle bir şey olursa kapatır kepengi giderim arkadaş. İzlemem maç falan. Her kötü sonucun ardından midem bulanıyor. Selçuk'un 40 metreden balına attığı gole göre teknik ekip değişecekse vay halimize. Adnan Polat yönetimi bile bile intihar eder eğer yukarıdaki senaryolar gerçek olursa.


Hiç yorum yok:

Paylaş