27 Ekim 2010

Özledim lan seni şuursuz...


"Fırtına gibi gelip geçmek" diye bir deyim vardır. Cassio Lincoln de öyle geçti hayatımızdan... İlk maçında Çaykur Rize'ye 25 metreden öyle bir çakmıştı ki "tamam, işte yeni Hagi'mizi bulduk" demiştik. Çünkü öyle bir oyun oynamıştı ki amiyane tabir ile Olimpiyat Stadı'nın çimleri ağlamıştı...

Günlerden bir gün, Lincoln disiplin abidesi Feldkamp tarafından "antrenmanlarda disiplinsiz davrandığı" gerekçesiyle Hakan Şükür ile kadro dışı kalıyor ve Bjk derbisini Numaralı'da yanyana izlemek zorunda kalıyordu. Kim derdi ki, o beraber maçı izlediği adam kendisinin kuyusunu kazacak... Günler geçiyor Lincoln'un takım içinde huzursuzluklar çıkardığı, deplasmanlara gitmek istemediği yazılıp çiziliyordu. Duraklama evresinden sonra, bir son dakika golüyle Anıl'ın tabiri ile "Comeback" gerçekleştiriyordu, hem kendi için hem Galatasaray için... Bataklığa dönen 19 Mayıs stadında "bataklıkta açan bir çiçek" oluyordu Lincoln. Hakkında çok şey söylendi, efendim Florya'nın suyu kireçliymiş de, Lincoln saçlarını şaşal suyuyla yıkıyormuş.(!) İnişli çıkışlı performansında ayakkabılarının dahi etkisi olduğunu düşünmeye başlamıştık, beyaz Adidas F50+ krampon ile başlayan Galatasaray kariyeri Adidas Adipure Black ile devam ediyor "lan Lincoln beyazları giysen coşacaksın" diye abuk cümleler dahi kuruyorduk...

Kendisi adına çalkantılı geçen ve Galatasaray'ın şampiyon olarak tamamladığı sezonun ardından Almanya'da Kayserispor ile oynanan Süper Kupa maçında içine kapanık, soğuk halleriyle herkesin dikkatini çekiyordu, belliydi huzursuz olduğu...

Michael Skibbe'nin gelişiyle kendini buldu Lincoln. Tek başına maçlar aldı, Ankaragücü'ne 5 dakikada atılan 3 golün asisti Lincoln'e aitti. Sami Yen'de yeniden "Lincooooln Lincoooollnn" sesleri yankılanmaya başladı, Trabzonspor'a, Hacettepe'ye, Gaziantepspor'a şahane goller attı... Trabzonspor'a attığı golden sonra korner bayrağını söküp akabinde 2.sarıdan atılması da ilginç bir anektoddu. Belki de başına ilk defa böyle bir şey geliyordu, hoş gol attıktan sonra tribünlere koşmanın yasak olduğu bir memlekette buna şaşırmamak gerek... Hacettepe maçında sektirdiği top haftalarca konuşuldu, yaptığının ayıp, karşısındakini küçük düşürmeye yönelik hareketler olduğunu söyledi herkes, Erdoğan Arıca bu hareketler sayesinde hayatında yapamayacağı sükseyi yaptı futbol piyasasında...

Skibbe sonrası Bülent Korkmaz döneminde kendisinin suyu kaynamaya başladı, Hamburg maçında oyundan çıktığı sırada kimilerince Bülent'e küfür etti, kimilerince sadece "Fuck off" dedi kimilerince ise sadece umursamaz tavırlar içerisinde olduğu söylendi. Lincoln herkes tarafından tartışılıyordu bu hareketlerden sonra...
Kendisi Bülent Korkmaz'ın gönderilmesinin ardından Brezilya'ya gitti ve geri dönmedi, adamın her yaptığı olay oluyordu ve yıllık kazandığı meblağ herkesin gözüne batıyordu. Takım içerisindeki gruplaşmaya kurban gidenlerden biri de Lincoln oluyordu... Gece gece o'nu aklıma getiren ise YouTube'da Recommended for You kısmında çıkan, Fenerbahçe'ye attığı goldü. Ne de güzel oturtmuştu Volkan'a, arkasından bir de frikik çakmıştı ama hakem müsveddesi buz gibi golü iptal etmişti, içimde hala uhdedir o gol. Eğer o gol güme gitmese, Fenerliler'in o çok övündüğü ve tek dayanakları olan Galatasaray maçları anlamını o maçta yitirecekti.

Velhasıl kelam doyamadık be Lincoln sana... Yaş kemale erdi artık, keşke yolun tekrar düşse buralara da "No look" paslarını tekrar izlesek... Kim bilir, belki tekrar yollar kesişir günün birinde... Ve başlıka yazdığım cümle yazının sonu olsun, "Özledim lan seni şuursuz."

Hiç yorum yok:

Paylaş