18 Ekim 2010

Bir Sen Eksiktin !


Hakan Şükür diyorlar utanmadan.

Hakan efsanedir, Galatasaray'ın en büyük başarılarında payı vardır fakat unutulmamalıdır ki kendisi bundan payını da fazlasıyla almıştır. 38 yaşında artık sen futbolu bırak dendiğinde küsüp gitmiştir. Yok içerde farklı olaylar var, bu var şu var diyerek her yerde Adnan Polat'ı bombalamıştır.

Ben kişisel olarak Hakan Şükür'e karşıyım. Galatasaray'da teknik direktörlük veya sportif direktörlük yapacak kapasitesi yok. Ancak televizyon programcılığı yapabilir. Belki Adnan Polat "gel altyapının başına geç" dediğinde görevi kabul etseydi şimdiye çoktan teknik direktör olmuştu bile. Fakat küslükle kavgayla ayrılmayı tercih etti. Bunu yaparken taraftar desteğini arkasında hissetmese bu kadar cesur davranamayabilirdi.

Hakan Şükür'ün neyine güvenip teknik direktörlük görevi teklif ediliyor onu hiç bilemiyorum. Futbolu bıraktıktan sonra tek yaptığı kişisel antrenman ve TRT'de yürüttüğü yorumculuk görevi.

Teknik direktörünü satan oyuncular, beceriksiz ve karaktersiz yöneticiler bu dönemde Rijkaard kadar suçludur benim gözümde. Yazmaya başlasan Rijkaard ilk geldiği günden beri yapılan yanlışlıklar bini geçer. Rijkaard da sütten çıkmış ak kaşık değil onu da belirteyim.

Hikmet Karaman, Hagi&Tugay, Terim, Ersun Yanal ve işte son olarak da Hakan Şükür. Şu isimlerin geçmişlerindeki Galatasaray ilişkilerine ufak bir gezinti yapalım.

Hikmet Karaman; Kalli göreve geldiği sene yardımlıcık teklifini kabul etti fakat Kalli ısrarla Ahmet Akcan'ı isteyince bu olay gerçekleşmedi.

Hagi; Galatasaray'da teknik direktörlük dönemi 100. yıla denk geldi. Futbolculuk döneminde büyük başarılara imza atmasına rağmen teknik direktörlüğünde akıllarda kalan tek başarısı 5-1lik Fenerbahçe galibiyeti ama 100. yılında şampiyon olamayan tek 3 büyük kulübü olmamızı da sağladı.

Tugay; Uefa'nın kazanıldığı sene devre arasında kaçar gibi gitti, sonradan altyapıya göreve getirildi ama şartlar oluşsa Fener'e de giderdim diyerek çoğu taraftarın yüreğini burktu.

Terim; İkinci döneminde yaşattığı sportif ve mali hezimet belki de Canaydın'ın yıllarca elini kolunu bağlayacak maddi çıkmazlara girmesini sağladı. Ne zaman takım sendelese adı ilk gündeme gelen isim oldu.

Ersun Yanal; Birazdan bahsedeceğim Hakan Şükür'le arasında milli takım döneminde yaşadığı tartışma henüz akıllardan çıkmadı. Kral Hakan Ersun Yalan tezahüratları kulaklarımda.

Hakan Şükür; Galatasaray'dan ayrıldığı yıldan beri Adnan Polat'ı bombalıyor kendisi, bıkmadı da. Ama işte sabreden derviş modeliyle istediğini elde etmiş gibi. Çok dua da etmişdir eminim. Ama şu yukarıda saydığım 5 isimden daha yetersiz. Hiçbir özelliği yok, yetersiz. Ayrıca oyuncuları bütünleştirmek yerine ayırması kuvvetle muhtemel. Kısacası olmaması gereken tek insan.

Rijkaard gitsin mi gitmesin mi sorusu herkesin ağzında. Rijkaard gitmesin, sadece Rijkaard'ın gitmesi değildir Galatasaray'ı bu kaostan çıkaracak. Adam gibi bir başkan, profesyonel bir yönetim ve Galatasaray'da oynadığının bilincinde olması gereken oyuncular... Olması gereken bu. Siz gecekondunun içine yerden ısıtma sistem döşerseniz o sistemin verimli çalışmasını bekleyemezsiniz. Sistemi sökün, kömür sobasını takın. Size yakışan da budur...

Hiç yorum yok:

Paylaş