21 Eylül 2010

Okay Yokuşlu (Altay'ın yeni Musa Çağıran'ı)





Altay 16'lık yeni kaşıkçı elması sahalarda. Biz duymamışız ama 1. Lig'de geçen seneden beri oynuyormuş da haberimiz yokmuş.

1 Mart 1994 İzmir Konak doğumlu. Futbol sevgisi üst düzeyde. Öyleki doğum gününde babasından kendisini futbol okuluna yazdırmasını istemiş. Karşıyaka'da ikamet ettikleri için oradaki bir futbol kulübüne gitmiş. Ancak Altay altyapısının İzmir'in en iyisi olarak düşündüğü için bulunduğu kulüpten lisans çıkarmadan Gaziemir'in, Altay'ın yolunu tutmuş ve altı senedir İzmir'in beyaz-siyahlı takım için ter döküyor. U-15-16-17 kategorilerinde 18 kez milli olmuş. A milli takım forması giymek hedefleri arasında yer alıyormuş. Sıkı bir Altay taraftarı aynı zamanda. Örnek aldığı futbolcu yok ama beğendiği oyuncular Zizu ve Kaka'imiş. Bence bu mental olarak güzel bir düşünce. Çünkü Genç Türklerin hepsi ben Ronaldinho,Ronaldo olmak istiyorum diye söylenirler. Ama hiçbiri ben olucam, küçük çocuklar mahalle maçlarında benim adımı kendilerininki yerine koyarak haykırsınlar diye düşünmüyorlar. Oysa sahip olduklarımızın farkına varmak daha çok başarı kazandırır bize. Ne diyordu Dünya Kupası reklamlarında? ''Geleceği kendin yaz.''
Şu anda Lise 2. sınıfa gidiyormuş Okay. Sene başında Beşiktaş'a gideceği konuşulmuş.1 milyon € teklif edilmiş , taraflar olumlu bakmış ama transfer yatmış sonradan.

Fuat Yaman takımın devre arası Antalya kampında Okay'ı takıma dahil etmiş. Güvenini boşa çıkarmamış genç oyuncu. 2009-2010 sezonunun ikinci devresinin ilk maçında formayı geçirmiş üstüne. 15 yıl 8 ay 11 günlükken Orduspor'a karşı forma giymiş. 1.Lig'de Musa Çağıran'dan sonra forma giyen en genç ikinci oyuncusu. Ama ikinci maçında Orduspor'a attığı golle 1.Lig'de gol atan en genç oyuncu ünvanına sahip. Fuat Hoca'yı tebrik etmek lazım. 16 yaşından küçük bir çocuğu alıpta 11' e koyup 1.Lig'de oynatmak her babayiğidin harcı değildir. Gerçi Altay'da böyle gençlik iksiri sürekli deneniyor ama artık normal görülmesi gerekiyor. Çünkü Altay'da borçlar gırtlağı çoktan geçti. Devre arası transfer yasağı geleceğini bildikleri için birçok genç oyuncuyu A takıma dahil ettiler ve yeni transferlerle de 2-3 yıllık sözleşme imzaladılar. Fuat Hoca'yı da uzun vadeli planların başmühendisi yaptılar. Genç oyuncuları takıma monte edip Altay kültürü (Eskiden Galatasaray'da da Galatasaraylılık kültürü vardı) içinde tüm oyuncuları yoğurup külübü hem borç batağından çıkarmak hemde özlenen başarıları elde etme çabası içerisindeler. Musa Çağıran'ı devre arasında Galatasaray'a sattı bu külüp ama anlaşma yapılır yapılmaz(Hatırlanacağı üzere Musa Çağıran ile 2009-2010 devre arasında transferi konusunda anlaşılmış ancak sezon sonuda kadar Altay'da oynaması şart koşulmuştu) belkide Musa'dan daha iyi bir oyuncuyu sahneye çıkardı. Neden?
Maddi zorluklar. Altay genç oyunculara güvenmek zorunda. Aksi takdirde kazançları kısıtlı olan bu kulüp Kocaelispor gibi kayıplara karışır. Altyapısı bu kadar sağlam olmasa zaten Kocaelispor ile elele göz göze dibe doğru Göztepe'deki gördüklerini dejavu olarak yaşarlardı. Ama baktığımızda takımda yetenekli genç oyuncu bolluğu var. Mandanda(K), Uğur Köprülü(K), Ali Şaşal Vural(K), Oğulcan Gökçe(O), Aytaç Kara(O), Mehmet Sak(O), Georra Cesly Bakouboula(O), Burak Çalık(F), Ergun Cengiz(F), Abdülkadir Kuzey(F), Caner Akgün(F) forma bekleyen diğer genç oyuncular. Altay'ın sırtı yere gelecek gibi görünmüyor.
Şimdi düşünüyorum da Altay böyle genç ve başarılı oyuncular çıkartabiliyorken Galatasaray,Fenerbahçe,Beşiktaş çıkaramazmı. Elbette çıkartırlar ama genç oyunculara güvenmedikçe, onlarda ısrar etmedikçe, sabır göstermedikçe, yol göstermedikçe, sivrilen oyuncuların kuyusunu kazmadıkça ve Üç büyüklerimiz borç batağını derinden hissetmedikçe genç oyuncular çıkmaz tabiki. Yoksa bizim de Necip Uysal'ımız,Okan Alkan'ımız, Cumhur Yılmaztürk'lerimiz ve çok çok daha fazlası var.

Hiç yorum yok:

Paylaş