23 Ağustos 2010

Kangren Olmadan

Tdk'nda sözlük anlamı; Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk olarak tanımlanmış. Boldladığım kısım herşeyi anlatıyor bir anlamda. Vakti zamanında da Atv'de yayınlanan Sıcak Saatler adlı dizide bugünlerdeki Ramiz Dayı'nın türevi bir dayı çok güzel bir söz etmişti. İki yarım her zaman bir bütün etmez diyordu. İşte bugün nasıl 11 profesyonel oyuncu bir takım etmiyor ne yazık ki ama bir zamanlar 10 hatta 8,5 oyuncu bir Dünya devi olabiliyordu. Yanlış anlaşılmasın, o zamanlar geri gelsin, o adamlar gelse demiyorum. Asla da demeyeceğimi beni az çok tanıyanlar bilir. Fakat işin acı gerçeğidir ki o insanlar da bu kulübe, bugün bu işin içinde olanlar da aynı bu ekibe hizmet veriyor (gerçi vermiyor da...)

İşten çıktım, köftemi yedim, daha hiçbir ne bloga ne siteye ne de foruma girmeden geldim buraya yazıyorum, maçın özetine bile bakmadım. Kim ne oynamış ne yapmış haberim bile yok. Skor taraftarıyım işte, yensek kesin gelip kelebekler uçururdum burada! Kaç haftadır dilimde, bu takımı ne transfer kurtarır ne yeni bir yönetim ne de yeni bir teknik adam. Takımın için boşalmış sanki, Gerets'in ikinci senesinin tekrarını izliyor gibiyim.

Temmuz başında hem yönetimsel, hem de futbolcu kadrosu anlamında yapılan değişiklikler takımı derinden etkiledi. Sözde Florya'da olmayan disiplini getirecek denen Adnan Sezgin bugünlerde bırakın takımla ilgilenmeyi, kulüp adına tek bir olumlu hamle yapamamakta. Sportif başarıdan bihaber müteahhit zihniyetli Adnan Polat Özhan Canaydın misali yaptığı ve gerçekleştirilecek olan projeleri bir sonraki başkana devretmek üzere, haberi yok. İki lafından biri Liverpool, Premier Lig olan Galatasaray futbol takımı kaptanı ayakta duracak halde değil, hem de ligin başında. Karakterine göre değil yeteneğine göre bir adama kaptanlık verirsen suçlu yine sen olursun Adnan Polat buınu da unutma. Öte yandan dediğim dedik, çaldığım düdük diyen, bildiğimden şaşmam diyerek bu takıma bir gram olumlu katkı sağlayamayan teknik ekip debelenmekte. Gerçi onlara da ne sözler verildi de tutulmadı belki, anca gittiklerinde öğreniriz, ama bizimkiler gibi arkadan konuşacaklarını da sanmam ya neyse. Paramızı alırız olmadı yan gelir yatarız diyen futbolcu sürüsü gün ve gün daha da kendisini salmakta. Bu kadar çirkin olayların içinde Galatasaray'a rakibe ne hacet, kendi kendilerinin rakibi olmuşlar da farkında değiller.

Bu saatten sonra gelsin Misimovicler, gitsin Ronaldinholar. Pansuman yapman gereken yaranın üzerine yara bandı kapatırsan iltahap daha da büyür, belli olmaz kangren olur kesiverirler olduğu yerden. Kangren kapıya dayandı, kollar kesilmeden yaranın üzeri açılmalı...

Ps: Lan buna benzer başlığı Bülent Timurlenk de atmış geçenlerde. Vallaha utandım, okumamıştım bile o yazısını.

1 yorum:

Schumy dedi ki...

Ozan;

Bilemiyorum ironi mi yapıyorsun ama cevap vereyim. Hakan Şükür'e yıllardır benim kadar tepki veren bir adam zor bulursun. Fakat onu bile arar oldum, en azından saha içerisinde ona buna pas vermemezlik yapmazdı. Maçına çıkar oyununu oynar sonra konuşur vs ne yaparsa yapardı. Ama yeni nesil bu kadar profesyonel değil. Hakan İtalya'da milliyetçiliği en çok yaşayan oyuncuydu belki de, Arda daha hiçbirşey görmedi, belki ilerde o da düzelir ama o düzelene kadar da Galatasaray nasıl düzelir onu bilemiyorum işte.

Paylaş