1 Şubat 2010

Siyah ve Beyaz Hayaller...


Beşiktaş'ın olağan genel kurulunu takip etmedim. Hatta öncesini falan da çok detaylı olarak bilmiyorum, ancak okuyabildiğim kadarıyla. Tabi bu işlerin arkasında farklı şeyler dönebileceğini de tahmin etmek için müneccimle husumete girmeye gerek yok.

Ben farklı bir kulüp taraftarı gözüyle kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Sonuçta buna benzer sancılı dönemleri yaşamış bir camianın taraftarıyım ben de. Bugün sağduyulu bir Beşiktaşlı taraftarın çektiklerini yıllar önce daha acı şekillerde çektim. Hatta Yıldırım Demirören o yıllara kıyasla daha iyi bile sayılabilir, bakış açısına göre değişir.

Şimdi Beşiktaş gibi bir camianın başkan adayları kimlerdi öncelikle onları bir tartalım. Biri halihazırda zaten başkanlık görevini devam ettiren Yıldırım Demirören'le açıkçası benim ismini ilk defa duyduğum ve Beşiktaşlı bile olup olmadığını bilmediğim Murat Aksu'ydu. Murat Aksu'nun Nobre'nin gerekli şartları sağlayamamasına rağmen Türk yapılmasında emeği geçtiğini okudum Galatasaraysözlük'te. Doğrudur olabilir. Zaten Akp genel başkan yardımcısı Abdülkadir Aksu'nun da oğluymuş kendisi. İşte herşeyin patlak verdiği nokta da burası olsa gerek.

Yıldırım Demirören televizyon televizyon gezip başarısız bile olsa çıkıp kendisini pişmiş kelle gibi savunmuştur. Benim okuduğum kadarıyla, kendime 10 üzerinden 7 veririm diyebilecek kadar ileri götürmüştür işin boyutunu. Onun kaç alacağına kararı kendi taraftarı verir fakat bu süreç içerisinde Murat Aksu'nun bir karşı hareketine ben denk gelmedim. Hatta Demirören'in bilmem kaç milyon dolar para harcadım cebimden, eğer başkanlığı istiyorlarsa bu parayı versinler dediği bile söyleniyor...

Şimdi bu tarz başkanlık seçimleri siyasi seçimlerle birebir örtüşmekte. Bir benzetme yapacak olursak Yıldırım Demirören Akp gibi, Murat Aksu da bildiğin Chp gibi davranmıştır. Murat Aksu sadece Yıldırım Demirören'in yaptığı veya yapmadığı şeyleri ortaya atıp muhalefet oluşturma çabasındayken Demirören ise süslü vaadlerde bulunmaktaydı. Göremedik Murat Aksu'dan blöf de olsa bir demeç beyan. Çıkıp deseydi ya tamam bıraksın ben onun parasını vereceğim diye. Bu bile yeterli olurdu belki camianın güvenoyunu alabilmesi için. Demirören'in yaptıklarını veya yapmadıklarını camia zaten çok iyi bilmekte, bu şekilde bir propagandanın işe yaramayacağı da açık net ortadaydı. Kendi projelerini adam akıllı belgeleriyle kanıtlarıyla anlatabilirdi en azından.

Sonuçta Yıldırım Demirören takır takır başkan seçildi. Bunun iyi veya kötü olduğunun değerlendirmesini kendi içlerinde yapacaklardır. Fakat Türkiye'nin 3 büyükler içerisindeki en eski kulübünün şampiyonluk sonrası çıkarabileceği başkan adayları Murat Aksu ve Yıldırım Demirören, işte işin acı tarafı bu. Süleyman Seba'dan sonra, Serdar Bilgili, Yıldırım Demirören ve olsaydı Murat Aksu... Görüldüğü üzere Beşiktaş'da bazı değerler yok olma aşamasında. Taraftar da bunu istemiyor kesinlikle. Eli öpülecek başkan istiyorlarmış, pankartı az önce gördüm. Beşiktaş taraftarının da sözüne güven olmaz, Süleyman Seba'yı da onlar indirdi o koltuktan Ahmet Dursun Seba Gitsin diyerek, Serdar Bilgili'yi de, güçleri yetmedi Demirören'e, ama diğer aday da Murat Aksu olunca korktular siyaset bulaştırmak istemediler kulübe...

İşin özü siyah beyaz hayalleri vardı Beşiktaşlı'nın. Görünüşe göre beyaz olanı, yani AK olanı gitti siyah olanı kaldı. Bundan sonra dua etsinler de sihirli bir değnek değsin ve değişsin Yıldırım Demirören, yoksa bu süre içerisinde takıma destekten çok Yeter diye bağırmaya devam edecekler...

Hiç yorum yok:

Paylaş