3 Şubat 2010

Şablonsuz !

Fm'de çok güzeldir, salarsın oyuncularını sahaya kimin nerede oynadığı belli olmaz. Adamın özelliklerinde sağ sol orta varsa koyarsın istediğin birine farketmez çok da fazla. Ama gerçek hayatta öyle olmuyor malesef. Nedir bu anlayamıyorum, hepsi birbirinden yetenekli oyuncular tamam, hatta Türkiye ligine bile fazla bazıları ama böyle saldım çayıra mevlam kayıra yaparsanız kusura bakmayın da hiçbir yere varamazsınız.

Koskoca Galatasaray maç başladığından beri tek etkili pozisyonlarını Elano ile buluyorsa bunda bir iş var demektir. Ayhan Sarp ve Arda'dan kurulu bir ortasaha, Barış ve Emre Güngör'den kurulu bir sağ bek ve Galatasaray'da değil halısahada bile sol bek oynatmayacağım bir Uğur Uçar ile Caner Erkin'in etkinliğinin 0'a indirilmesi. Vallaha aklım hayalim almıyor nasıl işler bunlar. Tamam teknik heyet herşeyin en iyisini bilir, güveniyoruz da fakat göz göre göre böyle tercihler insanın da aklını başından alıyor.

Uğur Uçar denen arkadaş Galatasaray için belki de futbol hayatını kaybetmek pahasına bir topa girmiş ve çok zorlu dönemlerden geçmiş, eyvallah. Ama olmuyor, herzaman da söyledim. Altyapıdan olmasa, sağ bek gibi sancılı bir bölgede yeteneklerini zorlayarak da olsa birşeyler yapmaya çalışmasa kusura bakmayın da ilk gönderilecek oyuncuların başında gelirdi. Ve onu ısrarla sahada tutmak da Galatasaray'ın atak gücünü kesmek değil defansif gücünü de baltalamaktır bana göre. Çok zor olmasa gerek Caner'i sol bek Arda'yı sol kanat oynatmak. Fazla koşmak istemiyor galiba prensimiz, belki de ondandır.

En başta da dediğim gibi, kaliteli oyuncuların sahada olması amaçsız dolaşsalar bile birşeyler yapabilecekleri anlamına gelmez. En yakın zamanda bu taktik düzeltmelerin yapılmasını ve kimin nerede oynadığının belli olduğu bir şablon görmek istiyorum. Rijkaard kendisi söylemişti oyun disiplininden kopup pozisyon kayıpları yaşamak en büyük sorunlarımızdan birisi diye. Bir Jo'nun oyundan çıkması bütün bu pozisyon seçimlerini etkileyecekse halimiz duman ki ne duman.

Allah'tan ki bu maçın telafisi mevcut. Yoksa bu kadar maceracı bir oyuncu seçimiyle sahaya çıkmak akıl karı değil. Tek tek gitmek gerekirse; Mustafa Sarp, Barış, Uğur, Ayhan bu takıma yakışmayan oyun sergilemiştir bu akşam. Ufuk'un gollerde yapabilecek hiçbirşeyi yoktu, hatta ben beğendim bile diyebilirim. Caner ve Arda birşeyler yapmak ister görüntüdeydi, Gio uyumsuzluk kelimesinin dibine vurduğunu gösteriyor, o konuda da iş teknik heyete düşüyor. Neill mükemmele yakın bir maç çıkardı, geldiğinden beri en iyi oyununu oynadı. Elano oyuna girdikten sonra neden 11'de olmadığını sorgular gibi top oynadı.

Elemeli maçlarda deplasmanda alınan 2-1'lik mağlubiyetler avantaj teşkil etse de Galatasaray'ın bu avantaja tamah etmesi beni üzüyor. Antalyaspor kendi evinde kimi nasıl yenerse yensin umrumda değil, Galatasaray bu maçı kazanmalıydı. Eğer bütün oyun planı Keita, Kewell, Baros, Sabri ve Hakan Balta'nın üzerine kuruluysa da şimdiden hepimize geçmiş olsun. Kendime aşı bile attırmayacağım sözde sağlık kurulumuz varken işimiz Allah'a emanet, teknik heyetin bu gidişi acilen değiştirebilmesi dileğiyle...

2 yorum:

köfte ekmek dedi ki...

Çok güzel bir analiz.
Bence herşeyin temelinde mental bir problem var.Oyuncularda motivasyon ve hırs eksikliği gözleniyor.Atılan gole bile zorla seviniyorlar.

Bu arada blogunuzu çok beğendim.Emeğinize sağlık.Size özendim bende küçük bir blog açayım dedim.

http://kofteekmek.blogspot.com/

Tavsiye ve görüşlerinizi beklerim.

Saygılarımla.

Schumy dedi ki...

köfte ekmek

Yorumun için teşekkürler. Halihazırda takip etmekteyim blogunu. Zamanla izleyici sayın da artacaktır.

Kolay gelsin.

Paylaş