17 Ocak 2010

The Emre Çolak Project

Emre Çolak'a övgüler yağdırmadan önce bu soğuk havada maç şifresiz kanalda olmasına rağmen stada giden taraftarlara ve bu manalı skoru bizlere tekrardan yaşatan takımımıza teşekkür etmek istiyorum :)

Rakip ne kadar zayıf olsa da kendine güveni sayesinde takımda farkedilen Caner ve Barış'ı maçın diğer artılarından sayabilirim. Kendisine atılan paslar yanlış yere gittiğinde de sürekli itiraz eden Arda Turan'ın bu hallerini hiç beğenmediğimi söylemeden de edemeyeceğim. Ayhan veya takımın gediklisi topla istediği gibi oynama hakkı varken Arda'ya pas atan oyuncu eğer Barış, Caner, Mehmet Topal gibi oyuncularsa kesinlikle doğru pas vermek zorundalar. Arda bu ayrım olayının yavaş yavaş bana göre bokunu çıkarmakta. Canım ne olacak galibiyet gecesinde bari yapma diyenler olabilir. Olmaz arkadaşım, madem bu maç bu kadar basit arkadaşlarına küsmeyeceksin, işin garibi küsme de değil bildiğin gider yapıyor. Kaptanlık bu demek değil !!!

Gelelim başlığımızın konusuna, 18 yaşındayken 10.000 kişi aynı anda sizin isminizi bağırsa, hele hele altyapısından yetiştiğiniz kulübünüzde ilk resmi golünüzü attıysanız Emre Çolak kadar soğuk kanlı kalmanız büyük başarı. Ben kendimi düşündüm de bir anda, maçı bırakıp ağlaya ağlaya koşmaya başlardım herhalde :) Bu takım ne Oğuz Sabankaylar, Cafercanlar, Özgürcanlar, Aydın Yılmazlar, İrfan Başaranlar gördü. Umarım kendisine geldiği nokta bakımından Arda abisini örnek alır da diğerleri gibi yok olup gitmez. Neeskens ve Rijkaard'ın Emre Çolak'ın ikinci golü sonrası suratındaki ifadeyi de gördüyseniz gerçekten onun bir projenin ürünü olduğunu anlarsınız. Sene başında Emre'yi A2 takımına geri gönderdi diye teknik heyeti eleştirenler şimdi çıkıp işte bu, mükemmel diye alkış tutacaklardır. Bir kısım da çıkıp elimizde Emrelerimiz var, Ardalarımız var yabancıya ne gerek diye pay sahibi de olabilirler. Hazırlıklı olmak lazım.
Bu gol sevinci de Emre'ye Arda'dan miras herhalde...

Takım ne kadar güçsüz de olsa Emre verdiği paslarla kendine güvenip attığı bir penaltı bir frikik golüyle ilerisi için gerçekten ümit verdi. Tabi onun en büyük şansı Rijkaard ve Neeskens gibi bir antrenöre, Jan Derks gibi de bir sorumluya sahip olması. Bundan sonrası ona kalmış. Umarım Galatasaray tarihine adını altın harflerle yazdıracak duruma gelir, ben inanıyorum zira kendisine bu yetenek fazlasıyla var.

4 yorum:

M.T dedi ki...

Bu soğukta maça gitmek pek akıl kârı olmasa da nostalji yapıp çocukluk arkadaşlarımla birlikte eski açıkta aldım yerimi. Teşekkürünü 1. elden kabul edeyim bari:) Özlemişim eski ortamları, iyi geldi. Farklı olması beklenen bir maçtı çünkü Trabzonspor'un 6 attığı bir takıma Galatasaray'ın 9 atmasını bekliyordum en az. Ama Nonda faktörünü hesaplamamışım. Emre Çolak iyi ama şans buldukça daha iyi olacaktır mutlaka. Bahsettiğin gibi Arda'nın pek gider yaptığına şahit olmadım, belki tvde izleyenler ayrıntılı görmüşlerdir olabilir. Sezon öncesi en azından resmi maç bile olsa iyi bir hazırlık oldu Galatasaray adına diyebilirim.

Schumy dedi ki...

MT

Abi benim Arda ile ilgili bi problemim yok. Televizyonda çok daha net görünüyordu. Uğur, Emre ve Ayhan'a gösterdiği toleransı Caner, Topal ve Barış'a göstermedi. Her hatalı paslarında el kol hareketi yapıp gider yaptı.

Kaptanlık bu değil bence. Ne diyor acaba içinden bana kralı gelse dokunamaz falan mı...

MBC

Aydın Yılmaz da evet ilk çıktığı maçta gol atmıştı, Arda Turan da atmıştı yalnız. Fakat herhalde Galatasaray tarihinde çok azdır ilk maçında frikik golü atan. Rakip zayıf bile olsa kendine güvenmesi bile yeter. Ayrıca dileklerine katılıyorum, umarım kendine kariyer, yetenek olarak Arda abisini örnek alır...

bonaventure dedi ki...

bende tv den izledim ama göremmedim ardanın öyle bir olayını. hatta canerle ne güzel anlaşıyor maşallah dediğim bile oldu.

Schumy dedi ki...

bonaventure

Dostum komplo teorisi üretmiyorum, bu yazdığımda ciddiyim. Hatta ikinci yarıda Topal dayanamadı pozisyonu anlattı ona ve şöyle kafasını sıvazladı.

Paylaş