22 Aralık 2009

Senden Nefret Ediyorum...


Senden, Hakan Şükür'den ve son yıllarda size yaranmak için yanınıza yanaşan zamanının Adana delikanlısı şimdinin yalaması Hasan Şaş'tan aleni bir şekilde nefret ediyorum. Biri çıkar Elano'nun verdiği pası kulağımla veririm der, diğeri çıkar Ayhan Elano kıyaslaması yapar...

Hadi Lincoln'e karaktersiz dediniz. Elano'nun nesi var ? İşte sizin gibi şerefsizler dışarıdan konuştuğu sürece Arda gibi amatör ruhlu maşalarınız içeride Elano ve takım arasında sorunlar çıkarmaya devam edecektir. Bizler futbolcuya dayalı düzen gitti diye sevinirken anlaşılan o ki sen ve senin gibiler ölmediği sürece kurtulmamızın imkanı yok.

Hakan Ünsal iğrenç bir adamsın. Eğer biraz gururun onurun varsa kapı dışarı edildiğin bu kulüp hakkında daha tek bir yorum bile yapmazsın. Hakan küçüksün ama miğde bulandırıyorsun inan...

İşte iğrenç insanın iğrenç ötesi yazısı...

Galatasaray kaptanı olmak efsane olmanın başka yoludur. Arda o yolda. Çok zor günler geçirecektir fakat bu zorlukları atlatmasında zekası en güçlü yanı olacaktır.

ARDA’nın yüzüne bakın. Kaptanlığın ağır etkilerini görürsünüz. Nerede o 2 yıl önceki Arda? Bu gencecik yaşında aldığı sorumluluğu, beklentilerin çok ama çok üzerinde taşıyan ve hakkını veren Arda 2 yılda 5 yıl yaşlandı.
Arda iyi oynar, kötü oynar. Performansı ile kaptanlığını ayrı değerlendirmek lazım. Performansı değişir, beğenilir beğenilmez. Ama kaptan olarak Galatasaray’ı, tecrübesizliğine rağmen çok iyi temsil ediyor.
Galatasaray kaptanı olmak efsane olmanın başka yoludur. Arda şimdiden o yolda. Çok zor günler geçirecektir fakat bu zorlukları atlatmasında zekası, saha içinde olduğu gibi en güçlü yanı olacaktır.
Benim beklentim ise kendisinin de kaptanı olan Bülent Korkmaz gibi saygı duyulan biri olmasıdır. Önemli olan Arda’ya futbolu bıraktıktan sonra da “Kaptanım” diye hitap edecek arkadaşlarının olmasıdır. Biz hala Bülent Korkmaz’a “Kaptanım” diye hitap ederiz. Bunu da iş olsun diye değil gerçekten öyle olduğu için yapıyoruz. Her yerde kaptan olmak ve saygı duyulmak sahada pazubant takmaktan daha önemlidir.
Galatasaray kaptanı olmak efsane olmanın başka yoludur. Arda o yolda. Çok zor günler geçirecektir fakat bu zorlukları atlatmasında zekası en güçlü yanı olacaktır.

ARDA’nın yüzüne bakın. Kaptanlığın ağır etkilerini görürsünüz. Nerede o 2 yıl önceki Arda? Bu gencecik yaşında aldığı sorumluluğu, beklentilerin çok ama çok üzerinde taşıyan ve hakkını veren Arda 2 yılda 5 yıl yaşlandı.
Arda iyi oynar, kötü oynar. Performansı ile kaptanlığını ayrı değerlendirmek lazım. Performansı değişir, beğenilir beğenilmez. Ama kaptan olarak Galatasaray’ı, tecrübesizliğine rağmen çok iyi temsil ediyor.
Galatasaray kaptanı olmak efsane olmanın başka yoludur. Arda şimdiden o yolda. Çok zor günler geçirecektir fakat bu zorlukları atlatmasında zekası, saha içinde olduğu gibi en güçlü yanı olacaktır.
Benim beklentim ise kendisinin de kaptanı olan Bülent Korkmaz gibi saygı duyulan biri olmasıdır. Önemli olan Arda’ya futbolu bıraktıktan sonra da “Kaptanım” diye hitap edecek arkadaşlarının olmasıdır. Biz hala Bülent Korkmaz’a “Kaptanım” diye hitap ederiz. Bunu da iş olsun diye değil gerçekten öyle olduğu için yapıyoruz. Her yerde kaptan olmak ve saygı duyulmak sahada pazubant takmaktan daha önemlidir.
İşte olay budur
Galatasaray yönetiminin son icraatı çok fazla üstünde durulmadan hayata geçti. Ne yapıldı? Türkiye’nin en iyi, Avrupa’nın sayılı altyapılarından birinin başına yabancı getirdiler. Hollandalı Derks. Rijkaard’ın Kurs’tan hocası. Peki ne verecek? İlk icraat oldu zaten... Genç Çetin için “Yukarıya alınabilir” diye rapor verdi. Bu rapor basında da önemli derecede yankı buldu.
Vay be... Yabancı hayranlığının tavanıdır bu. Yönetiminden futbolcusuna, taraftarından basınına kadar hepimizde bu hayranlık var.
* Yerli hoca altyapıda bir yerlerini yırtar, kimse umursamaz. Ama yabancı, “Bu genci A takıma alın” deyince işte budur...
* Yerli hoca oyuncusuna bir şeyler anlatır, bir kulaktan girip diğerinden çıkar.
* Yabancı söyler, sanki ilk defa duyulmuş gibi takdir görür. Herhalde İngilizce konuştuğu için...
Yabancı dilde
Yerlilere tavsiyem; yabancı dilde idman yaptırmaları. Yerlilere yıllardır maaş zammı yapılmaz, sesleri çıkınca kovulur. Ama yabancıya 10 tane hocanın aldığı paranın toplamı kadar maaş verilir. Peki 10 hocanın yaptığı işi mi yapar?
Altyapı hocalarına Anadolu’da buldukları yetenekli oyuncuları alabilmeleri için ödenek ayırmayan Galatasaray, yabancı olduğu zaman para saçıyor.
Galatasaray yönetimi anlaşılan ezeli rakibinden ders almamış. Fenerbahçe aynı şekilde altyapısına yabancı getirmişti. Ne oldu, üzerine para verip gönderdiler.
Galatasaray’da anlaşılan para çok. Derks’e verdikleri parayla altyapının sorunları hallolur, üstüne oyuncu da alırlar.
Altyapılarda hocalık yapan ya da sorumlu olan hiçkimseyi bilmiyoruz ve de önemsemiyoruz. Bütün takımlar için bu geçerli. Yerli hocaların görüşleri ve istekleri önemsenmez iken, yabancı herkesçe bilinen şeyleri söylese de ilk defa duyulmuş gibi takdir görüyor.
Galatasaray yönetimine tavsiyem; Jan Derks’e verdikleri ücretin ve en önemlisi değerin birazını Ahmet Keskinkılıç hocaya vermeleri. Bugüne kadar Galatasaray altyapısından yetişen birçok oyuncuyu keşfeden ve oynatan Ahmet hocanın büyük birikiminin yanında Derks’inki minicik kalır.
4 element
HAYATI oluşturan, devam ettirendir 4 Element. Biri olmazsa diğerleri olmaz. Bunu futbolda ararsak her takımda vardır. Galatasaray’ın 4 Element’i ise Baros, Keita, Kewell ve Arda.
Keita sürati ile Ateş, Arda çalımları ile Su, Kewell karizması ile Hava, Baros bitirici golleri ile Toprak. Şimdi bir 5.’si var. 5. Element olmak için aday Elano. Fakat 5. Element’e ne diyeceğimizi bilmiyorum. Hangi yönüyle ne isim verebiliriz bulamadım. Bizim bulmamız da zor gözüküyor. O yüzden işi üstadına bırakalım ve en iyisi Cem Yılmaz’a soralım.
Skibbe- Rijkaard
* SKİBBE önemli bir maçta Emre Güngör’ü ön libero oynatmış, Emre ve hepimizi şaşırtmıştı. Rijkaard da Arda’yı forvet oynatıp aşağı kalmadı.
* Oyuncular her ikisini de seviyor.
* Skibbe rotasyonu sevmezdi, Rijkaard kendini bile rotasyona sokuyor.
* Skibbe Lincoln’den vazgeçmezdi, Rijkaard Elano’dan. İkisi de Brezilyalı seviyor.
Ayhan-Elano
* Ayhan Türk’tür, bizdendir ne yapsa beğenilmez. Elano Brezilyalı’dır sahada yürüse yeterlidir.
* Ayhan’ın bütün maçlarda iyi oynaması gerekir. Kredisi yoktur, Elano kötü oynasa da önemli değildir, Rijkaard vardır yine oynatır.
* Ayhan, oynamazsa kapris yapmaz, yapamaz; yoksa kadro dışı kalır. Elano kapris yapar ve oynar.
* Ayhan, adam geçer, takım için oynar. Elano dalga geçer, Brezilya için oynar.
Şenol hocam işin zor
BENİM de hocalığımı yapan Şenol Güneş, Trabzon’a geri döndü. Hoşgeldin hocam ve hayırlı olsun. İşinin ne kadar zor olduğunu hepimizden daha iyi biliyorsun. Başlangıç iyi oldu.
Fakat Trabzonspor’un yerli hoca ve yerli oyuncuya dönüş yapıyor olması çelişki dolu. Yıllarca kendisine hizmet etmiş Trabzon doğumlu birçok oyuncu ve teknik adamı daha rahat gönderen Trabzonspor, şimdi Şenol Hoca’yı “Kurtarıcı” görüyor. Bir taraftan Şenol Hoca’ya sarılırken, diğer taraftan uzun yıllar kaptanlığını yapmış Hüseyin’i bir çırpıda göndermek ne yaman çelişkidir. Şenol hocam sen bakma yerli istediklerine. İki maç kötü sonuç al, “Bu yerli de olmadı” diyeceklerdir. Neresinden bakarsan bak hocam, çok zor işin.


Ben alışığım ama siz ne yaparsınız bilmem
YIL 2001... Yer Milano Guiseppe Meazza Stadı. Milan-İnter maçı. Ümit Davala Milan’da oynuyor. Maç bitiyor ve Milan kaybediyor. Soyunma odasında moraller bozuk, kafalar yerde. Ümit ve Gattuso yan yana oturuyor. Maçın hemen bitiminde takımın sahibi Başbakan Silvio Berlusconi soyunma odasına geliyor. Kızgın... Başlıyor fırça atmaya...
“Bu nasıl oyun, nasıl yenilirsiniz.Size çok kızgınım ve bu yüzden alacaklarınızı ödemeyeceğim” derken, Ümit yanında oturan Gattuso’ya dönüyor ve, “Ben alışığım ama siz ne yaparsınız bilmem” diye espriyi patlatıyor. Tabii o fırça sırasında gülemiyorlar ama sonrası malum...

4 yorum:

Arkhe dedi ki...

Muhalefet güzel çalışıyor.

Schumy dedi ki...

Sizden çok zararları var bize.

Olympian dedi ki...

harbiden igrenc adamlar bunlar. bir yazida kac farkli noktadan saldirmaya ugrasiyor adam.

Mario Jardel dedi ki...

Bunlar maçları neresiyle izliyor anlayabilmek mümkün değil.. Allah aşkına televizyonun başına zilyon tane adam koy hatta daha da öte futbolun f'sinden anlamayan adamları koy daha topa hakim oluşundan ayhan ile elano arasındaki farkı anlar ama hakan efendi zilyon tane insandan farklı bir gözlükle olaylara baktığı için ayhan'ı elano ile bir tutmuş.. Birde şu açıdan bakalım olaya bu adamlar neden bir futbol takımını çalıştıramıyor acaba ? Hayır gerçekten isterse isimsiz bir altyapı antrenörünün lisansı ile bile olsa teknik direktörlük yapar türk futbolu bu tarz kariyerli adamları teknik direktörlüğe getirmeye açık bir sistemdir ama yapamıyorlar hakan efendiyi bende bunu merak ediyorum.. Aslında türk futbolunun geliştiği böyle adamlara prim vermeyip teknik direktörlüğe bile layık görmemesi ile görülüyor.. Zira rizespor oyuncuyken bile tahamül edemedi buna.. Yalnız ben hasan şaş'ı herşeye rağmen bunlardan ayrı tutuyorum tamam o da bazen saçmalıyor ama hakan ünsal gibi işin içinde cinlik, şeytanlık, takım karıştırmak, nifak sokmak, adam kayırmak gibi birşey yok.. işte oyuncuyken yaptığı gibi sanki bazen kontrolü kaybediyor, kendine hakim olamıyor.. Mesela aziz yıldırım efendi hazretlerinin kulüpler başkanlığını bıraktığı gün hasan şaş trt'de "aziz yıldırım şimdi konuşuyor da manisaspor'un penaltısı verilmeyip kazandığı maçlarda niye susuyor" demişti.. acaba o gün bu hakan çetesi ne dedi ? Bence hasan'ın ne amaçla yorum yaptığının net olarak farkına varmak ve görüş oluşturmak için biraz daha beklemek ve dinlemek lazım..o kadar yazık ki bunlara artık aldırdığınız o kupaları taraftar için, kulüp için değilde başka çıkarlar için aldırdığınızı egoiziminizin herşeyden üstte olduğunu düşünmeye başlayacağım..

Paylaş