12 Aralık 2009

Madalyonun Öbür Yüzü, Harry Kewell...


Antalyaspor maçından sonra burada kalmayı çok isterim fakat benim dışımda gelişen olaylar burada kalıp kalmayacağımı belirleyecek demiş.

Bunun ne olduğunu az çok hepimiz biliyoruz aslında. Yönetimin 1 senelik kontrat önermesi, Kewell'ın iki sene istemesi falan değil olay. Bunlar basının aklının basmadığı için uydurduğu haberler.

Harry'nin bildiğiniz üzere dünyalar güzeli bir eşi ve birbirinden tatlı 3 tane de çocuğu var ve ne yazık ki eşinin kariyerinden dolayı Kewell ailesi babaları olmaksızın İngiltere'de hayatlarına devam ediyorlar. Harry belki de resimde gördüğünüz ufak kızı Matilda'yı doğduğundan beri 1 ay aralıksız görmemiştir. Bu bir baba için katlanılabilir bir durum olsa bile anne ve diğer çocuklar için hiç de dayanılır birşey değil. Bu bahsettiğimiz adam da tabir-i caizse torunlarına bile yetebilecek parayı futbolculuk kariyerinde kazanmış birisi. Hali hazırda eşi de İngiltere'de oldukça film ve dizide rol almış bir oyuncu. Yani kısacası parayla pulla işleri olmayan insanlar bunlar.

Harry'nin Galatasaray'a transferi ise İngiltere'de çıkan artık futbol oynayamaz söylentilerine baş kaldıran henüz 29 yaşında bir oyuncunun kendini kanıtlama isteğinden ibaret. Tabi ki de Galatasaray Avrupa'da tanınan bilinen bir kulüp olmasa, Avrupa kupalarında yer almasa bu transfer gerçekleşmezdi. Ayrıca Harry muhtemelen Galatasaray yerine Roma'yı tercih etmiş olsa muhtemelen bu kadar fazla forma şansı bulamayacak dolayısıyla asıl amacı olan insanlara kendini kanıtlama şansını elinden kaçırmış olacaktı.

Galatasaray'da oynadığı 2 sene içerisinde belki de şampiyonluk yaşayamadı ama kendisinin adının bile yanyana anılamayacağı insanlarla muhattap oldu, haksızlıklara göz yumdu, kendi teknik direktörü tarafından dalga geçilir gibi son saniyelerde oyuna sokuldu ama hiçbir gün de çıkıp ben bunları haketmiyorum demedi. Çünkü o tam anlamıyla profesyonel bir oyuncuydu. Zamanı gelince ben kendim hastalığımla da, sakatlığımla da ilgili herşeyi açıklayacağım dedi. Galatasaray'ın Avrupa'ya hatta okyanusaşırı ülkelere açılan penceresi oldu.

Harry'nin ailesinden uzak yaşadığından dolayı sorunlar yaşadığını bilmeyen yok. Galatasaray taraftarı onun güldüğü tek bir an mutlu oluyor. Kewell da duygusal bir adam, gol bile atsa eğer eşiyle sorunu varsa gülmüyor, gülemiyor çünkü. Eşini ve çocuklarını o kadar çok seviyor. Şimdi de eşi ona dön diyor. Yeter artık zaten paramız var, hayata kaç kere geleceksin artık çocuklarının ve benim yanımda ol. Haksız da değil, milyonlarca taraftarın sevgisi önemli ama çocuklarının, eşinin sevgisi hepsinin önüne geçer. Kimse gitsin istemiyor ama bu adamın da yapabilecek birşeyi yok...

Yıllarca transfer etmek istediği oyuncuların eşlerinden müzdarip olan Galatasaray şimdi kendi sözleşmeli oyuncusunun eşinden müzdarip. Ortada haklı haksız yok, siz de olsanız gitmez miydiniz?

Tümer'in isteği üzerine 2 sene önce Lig Tv'nin yapmış olduğu Sheree Murphy röportajını ekliyorum. Evet o zaman söyledikleri şu şekilde;

"2 yıl daha sözleşmesi var. Herşey Harry'ye bağlı. Burada kalmaktan mutlu olacaksa biz de mutlu oluruz" diyor.

Fakat bu 2 sene içerisinde Harry'nin eşiyle problemler yaşadığını hepimiz biliyoruz. Ben sözleşme olayının tamamiyle eşi ve ailesiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Harry çok profesyonel bir oyuncu. Gidip de bu süre içerisinde başka takımlarla görüşecek karakterde bir oyuncu değil. Sadece her koşulun olgunlaşmasını bekliyor. Zamanı gelince de kendisi için en mantıklı kararı verecektir.




Ayrıca en yakın örneği, Galatasaray Denizlispor maçında Harry'nin attığı ilk penaltıdan sonraki ifadeleri herşeyi anlatır gibi. O dönemlerde de eşiyle sorunları olduğu biliniyordu. Sahada yaptığı her hareket, gülümsemesi, üzülmesi bile bu durumundan kaynaklanıyor bana göre. Denizlispor maçı sadece bir örnek, daha örnekleri çok...

5 yorum:

felix mourinho dedi ki...

emir büyük yerden geliyorsa, ne yapalım ekran başından izleriz biz de kewell'ı. her golünden sonra açarız telefonlarımızdan daddy cool melodisini. koltuklarımızda öyle seviniriz biz de.

Alper dedi ki...

"eşinin gel dediği" noktasına takıldım. zannetmiyorum.
bu günkü son röportajda da böyle birşey sezmedim.
ama bir kaynağa dayandırıyorsan bilemem.

Schumy dedi ki...

Yazdıklarım kaynağa değil gözleme dayalı. Peki Kewell'ın sözleşme uzatmaması ne gibi bir sebepten olabilir ? Sözleşme süresinin uzunluğu mu yani ? Hiç sanmıyorum...

Tümer dedi ki...

Eşinin bir röportajını izlemiştim. "Harry nerede mutluysa ben oradayım." demişti. Harry'de bugün nerede mutlu olduğunu söyledi. Henüz sözleşmesinin bitimine 6 ay gibi uzun bir süre var. Kewell aşırı istekli. Sevgiden bu korkular. Devre arasında yönetim iyi niyetini belirtmek adına masaya oturabilir tahmin ediyorum. Bu şekilde onore edilmeyi hak ediyor Harry.

Gözde dedi ki...

Harry'nin bu kadar düzgün bir futbolcu olmasının en büyük nedenlerinden biri düzgün bir aile hayatının oluşu, bu yüzden onun için herşeyden önce geliyor ailesi. Ama Galatasaray'da en güzel günlerini geçirdiğini, burada yeniden doğduğunu da her röportajında söylüyor.Doğruluğundan emin değilim ama biryerde sözleşmesi uzarsa eşini ve çocuklarını İstanbul'a getireceğini duymuştum Harry'nin, bu doğru olmasa bile ASY'ye en çok gelen ailelerden biri Kewell ailesi,o yüzden bir şekilde uzun süreli görüşememe gibi bir problemleri yok sanıyorum ki. Yukarıda eklediğin röportajda da söylemiş Sheree "harry oynayamadığı zamanlarda çok mutsuz oluyor" diye.İngiltere'ye giderse nerede oynar ya da oynar mı bilmiyorum ama ailesi onun yanlarında olup da mutsuz olması yerine uzağında olup mutlu olarak kariyerinin en güzel günlerini geçirmesini tercih eder diye düşünüyorum. Eğer burada mutsuz olacaksa da gitsin diyorum çünkü onun mutluluğu herşeyden önemli .

Paylaş