20 Aralık 2009

Galatasaray 1-0 Gençlerbirliği | Gözlerim seni arar...

İlk yarının son maçında Kordon'da bir kafeteryada yerimizi aldık. İlk şoku önümüzdeki masada oturan çiftin biraveri yaşattı: Maç perdesinin önünde devasa bir biraver gözümüze girmiş vaziyetteydi. Neyse deyip kaderimize razı olduk. :) Galatasaray, Gençlerbirliği önüne forvette Kewell ve o'nu kanatlardan destekleyen Arda-Keita ikilisi ile çıktı. "Gözlerim seni arar" lafını getireceğim noktayı işaret edeyim : Milan Baros sakatlandığından bu yana her maçta neredeyse 1-0'lık skorlara yatmaya çalışıyoruz. Bu herkesin dikkatini çekmiştir; zira malum şahıs Baros'a sezonu kapattırana dek oynadığımız maçların çoğunda 2+ gol atmışız. Sakatlık sonrası genelde tek gollü galibiyetler veya beraberlikler almışız. Son 3 maçtır son dakikaları yüreğimiz ağzımızda izliyoruz. Bence bu rakiplerin son dakikalarda varını yoğunu ortaya koyması sonucunda savunmamızın geriye yaslanması sonucu ortaya çıkan bir olay.
 



Orta sahada Mehmet Topal - Mustafa Sarp ve ileri 3'lünün gerisindeki Elano yer aldı. Elano ile başlayıp devam edeyim. Genelde nokta paslarla işi bitirmeye çalışıyor Elano. Bunu genelde başarıyor da. Zaten bu nokta paslar o'nun oyun tarzını oluşturuyor. Sağdan yardırıp içeri giren Keita'nın ortaya bıraktığı toplara vuran çıkmadı. Diğer kanattan çizgiye inmeye çalışan Arda'nın yaptığı ortalar güme gidiyordu tabiri caizse. Tek kale şeklinde devam eden maçta soldan Kewell'ın altıpastaki Arda'yı görmesi ve akabinde Arda'nın ayağının dışıyla vurduktan sonra kol darbesiyle ağlara giden top gol olarak değer kazanmıyordu. Savunmanın ofsayt taktiği anlayışı sonucu iki kez yüzde yüzlük gol pozisyonuna giren Kahe bu pozisyonları harcayında taç çizgisinde duran Thomas Doll çılgına dönüyor o çıldırırken biz de tırnaklarımızı yiyorduk. Allah'tan adamlar beceriksiz, bu ikramları kalburüstü takımlar geri çevirmez.

Mehmet Topal Euro 2008 sonrası düşüşe geçen oyununa bu maçta da devam etti. Uzaktan mermi misali attığı şutlardan ziyade pas trafiğini düzenleyen ve topu ortadan oyuna sokan Mehmet Topal'ı özledik. Ekürisi Mustafa Sarp ise Mehmet Topal'ın tersi bir şekilde ileri çıkıp gol aradı. Bu pozisyonlardan birisi önemli bir atak olarak hatrımda kaldı, yine kendisinden bir gol izleyebilirdik ama kaleci Serdar buna izin vermedi. Oyunun geri kalanında Mehmet-Mustafa ikilisine pek iş düşmedi çünkü Gençlerbirliği havadan uzun toplarla gol aradı zira bu aradıkları pozisyonları yukarıda bahsettiğim şekilde Kahe ile harcadılar. Kahe yerine Makukula olsa o golleri yazardı diyip diğer paragrafa geçeyim.




Artık tamamen tek kale şeklinde oynanan maçta sağlı sollu yüklenen Galatasaray sağdan Keita'nın 2 rakibini bakkala gönderip pasını vermesiyle Kewell'ın kalitesi kallavi bir vuruşuyla golü buldu. Bu golde ofsayt gerekçesiyle iptal edilince haliyle homurdandık; eğer LigTV'nin ofsayt çizgisi yamuk değilse ofsayt kararı doğru. Bir bakmak gerek yok yine ofsayt pozisyonuna. Baros'suz gol yollarında kısır kalmamız olağan bir hal almaya başladı. Nonda'nın formsuzluğu Rijkaard'ın da dikkatini çekmiş olmalı. Bu sebeple kendisini oynatmamasını doğru buluyorum. Oynadığı maçlarda forvetten ziyade bir el freni vazifesi görüyor Nonda. Kewell gibi bir futbolcumuz olduğu için şanslıyız. Stopere ihtiyaç olduğunda stoper, forvete ihtiyaç olduğunda forvet oluyor adam. Girdiği pozisyonları değerlendirememesinin nedenini şanssızlığına bağlıyorum. Kendisinden bir arka direk golü görmeyi özledik. Trabzonspor maçında bu tarz bir gol bekliyorum kendisinden.




Golü özlediğimiz dakikalarda yine Keita'nın sağdan getirip ortaladığı topu Kewell boş kaleye gönderdi. E artık bu gol de herhangi bir kusur olamazdı. Zira Kewell golü fazlasıyla istemiş ve sonunda atmıştı. Daddy Cool çaldığı zaman bir huzur kaplıyor içimi. Golde Elano'nun katkısı göz ardı edilemez zira Keita'ya verdiği arapas gözlerimizin pasını sildi. Bu tarz nokta pasları daha çok istiyorum kendisinden.




Son dakikalarda kayda değer bir pozisyon olmadı pek. Yine ödüm yerinden oynadı biraz da olsa, son dakika golü falan yeseydik kalbime falan inerdi mazallah.

Finale gelirken bir şeyler söyleyeyim. Bu ofsayt taktiği bizim savunmanın yapacağı iş değil. Pes'de yaparım bunu ben ofsayt olmayacağını bile bile. Rakip forvete pası attıktan sonra savunmadan çıkarım bunun sonucunda doğal olarak yüzde yüzlük gol pozisyonları olur.

Ligin ilk yarısını puan kaybı olmadan kapamanın verdiği mutlulukla döndük eve. Devre arasında umarım bu ofsayt taktiğinden vazgeçeriz. Beceremiyoruz çünkü bu işi.




Son olarak:
#Huzur içinde yat Alpaslan abi. İyi ki doğdun, iyi ki Galatasaray'lı oldun...

4 yorum:

Schumy dedi ki...

Elano ve Kewell'ın dansı mükemmeldi.

Baros gelince kim yedek kalacak çok merak ediyorum.

Ayrıca Arda da dün akşamın en iyilerinden biriydi.

Lionheart dedi ki...

"Öd yerinden oynamak" biz de bir deyimdir. Yeri gelince "ödüm yerinden zıpladı" da denebilir. :)

Jordan dedi ki...

ya bırak cuneyt od kopar iste hıh:D

Schumy dedi ki...

harbiden Cüneyt senin bu öd de yerinden oynadı zıpladı ama bi kopamadı :D

Paylaş