1 Aralık 2009

Devre Arasında Yapılması Gerekenler

Aslında transfer önerileri tarzı yazıları hiç sevmem. Çoğu da hiçbir zaman gerçekleşmemiştir de. Hele ki söz konusu Galatasaray yönetimi olduğu zaman ters köşe olmaktan başka çareniz de kalmıyor.

Biliyorsunuz ki bu Mart ayında Galatasaray'da olağan genel kurul toplanıyor. Yaz sonu itibariyle bu genel kurulda Adnan Polat'dan başka bir başkan adayı olacağı kimse tarafından öngörülmüyordu. Yönetim yaz aylarını en iyi şekilde değerlendirmiş, takımın başına kimsenin laf edemeyeceği Rijkaard getirilmiş ve Elano Keita gibi oyuncularla bir anlamda taraftardan da güven oyu alınmıştı. Fakat geçen zaman tablonun bu kadar pembe olmadığını gösteriyordu. Büyük umutlarla transfer edilen Elano forumsuz bir tablo çiziyor, kimsenin laf edemeyeceği dediğimiz Rijkaard ise azılı Liseciler ve yandaş medyaları tarafından kurda kuşa yem ediliyordu. Arka arkaya gelen kötü sonuçlar, Aslantepe inşaatındaki belirsizlik ve son olarak da basketbol şubesindeki skandal sonrası yönetimden başkan dahil olmak üzere kelleler istenmeye başlandı. Aslantepe inşaatı ve basketbol şubesi sorunları halledilmiş olsa da işin futbol kısmında hala eksiklikler göze çarpmaya devam ediyordu. En basitinden defans bloğunda olan aksaklıklar takımı oldukça kötü etkilemeye başlamıştı.

Gözden düşen yönetim ve teknik ekibin önünde tek şans olarak ara transfer döneminde yapılması muhtemel transferler ve takımın iyi bir kamp geçirmesi kalıyor. İşin maddi boyutunu bilemem ama takıma defans bölgesinden başlamak üzere katkı yapılması en büyük elzem. Kafamda sene başından beri geçirdiğim 3 4 tane oyuncu ismini yazmak istiyorum. Dediğim gibi olur olmaz bilemem ama bana göre en gerekli olanları yazacağım.

Defans bölgesi için iki tane adayım var. Birincisi sene başında oldukça fazla konuşulan Fabricio Coloccini. Coloccini Newcastle ligden düştüğü için takımdan ayrılmak isteyen oyunculardan birisiydi. Ayrıca aldığı yüksek ücret nedeniyle de Newcastle kadroda düşünmüyordu. O zamanlar bir teklif yapılsaydı Galatasaray'a gelmesi işten bile değildi.

İkinci adayım ise uzun bir süre sakatlıklarla boğuşmuş olan Barcelonalı Gabriel Milito. Coloccini için söyleyemem ama Milito ayağına hakim gayet teknik bir defans oyuncusu. Zaten bizim de ihtiyacımız olan bir oyuncu. Tabi sakatlığı ne derece düzeldi bilemem ama biz severiz düşüşe geçmiş ve kariyerinden yükselen bir ivme yakalamak isteyen oyuncular. Ayrıca bu iki ismin de Arjantinli olması Leo Franco için de büyük avantaj olacaktır.

Sıkıntı yaşadığımız diğer bir bölge ise ortasahanın defansif bölgesi. Mehmet Topal ve Mustafa Sarp'ın yeterli olmadığı, Linderoth'un mr makinesinde yaşadığı, Ayhan'ın da rakip oyuncu gibi oynadığı ve alternatifin oldukça kısıtlı olduğu bu bölgeye benim adayım sene başında anlaşılan fakat sağlık sorunları nedeniyle imzasından vazgeçilen Madridli Mahamadou Diarra. Hani bize 3 zenci lazım muhabbeti var ya, işte o kadar olmasa da bir tane zenci lazım bu takıma. Defansın önünde klişe olacak ama topu iki yönüyle de oynayan ciğeri patlarcasına koşacak bir oyuncu. Real Madrid'e gidip kariyeri düşüşe geçen oyunculardan biri Diarra, Özhan Başkan olsa 2 gün Real Madrid'den cevap almak için Madrid'de kalırdı ama buna gerek yok artık diye düşünüyorum. Sakatlığını da yavaş yavaş atlatıp oynamaya da başladı son zamanlarda. Şampiyonlar Ligi için verilen listede adının olmadığını da biliyorum. Büyük ihtimalle gönderilecek olan Pellegrini'den sonra gelecek olan teknik adam kalmasını ister mi bilemiyorum.

Baros sakatlandıktan sonra değerini anladık dedim bugün. Aynen öyle oldu ne yazık ki. Sene başında milyon eurolarca fiyat biçilen, hatta ScoutGs tarafından Galatasaray'la anlaştı denilen, fakat benim o paralara asla içime sinmeyecek olan Sercan'ı forvet olarak görmek isterim bu takımda. Tabiki de sene başında bahsedilen paralara olmamak şartıyla.

Bu bahsettiğim oyuncuların tek özelliği de Avrupa Kupaları'nda oynamalarına engel olmaması. Dediğim gibi bonservis, maliyet gibi hesaplara girmeden mantıklı olarak benim aklıma gelen oyuncular. Basında adı geçen Gago, Ron Stam gibi adamların da tamamen şaşırtmacadan ibaret olduğunu düşünüyorum.

Kısacası bu bahsettiğim oyuncuların devre arasında takıma katılması durumunda takımın bir gömlek daha üste çıkacağına ve yönetimin de genel kurula daha sağlam gireceğine inancım tam. Rijkaard'ı getiren, altyapıya belki de Avrupa'nın en iyi hocalarından birini getiren, Barcelona'dan kondüsyoner getirebilen bir yönetimin iki üç örümcek beyinli tarafından alaşağı edilmesine gönlüm asla razı olmaz. Geçen sene devre arasına 4. olarak girildiği halde Meira'yı satmak gibi bir hata yapan yönetimin bu olaydan oldukça fazla ders çıkardığını düşünüyorum. Ya da düşünmek istiyorum.

İmkansız da olsa Hamit ve Bobo da kalbimin en derin köşelerinde beklemekteler :)

2 yorum:

Bora-MAN dedi ki...

Sercandan cacık olmaz diyorum.

Yönetim en iyisini alıp gelecektir ocak ayında.Rahatım

Turan dedi ki...

Yok estağfurullah önemli değil. Ama şu anda önemli bir gelişme yok Sercan konusunda. Sene başında enteresan işler olmuştu.

Ayrıca ben Sercan'ı epey beğeniyorum. Çok yeteneli bir oyuncu. Bana göre tek eksisi şımarma ve havalanmaya müsait olması. Hele ki İstanbul'un gece hayatında..

Orta saha içi ise Emana derim başka bir şey demem. :))

Paylaş