23 Aralık 2009

Bitenler ve Başlayanlar

Elano, Kewell, Keita, Franco gibi eksikler olmasına rağmen sahaya çıktı Galatasaray. Aynen 2007/2008 sezonunda Cevat Güler'in takımı Hakan Şükür'ün tavsiyeleriyle sahaya 11 Türkle çıkardığı kadro gibi.

Sonuçta sahaya çıkan yine Galatasaray'dı, aynı Lucescu'nun dediği gibi sahaya o sarı kırmızı formayı koysak bir puan ederdi. Rakip Trabzonspor bile olsa Rijkaard en çok güvendiği oyuncuları sahaya sürdü diyebiliriz. Aslında Sturm Graz maçına da bu kadro çıkabilirdi fakat Arda Turan'ın dinlendirilmesi gerekiyordu. Zaten bu akşamın da fark yaratan oyuncularından biriydi Arda. Kendini işine verdiği zaman attığı golde, verdiği asistte ne kadar sevindiğini gördük. Kafasına yerli yabancı takmadan oynadığı zaman hem kendisinin hem Galatasaray'ın kazandığını görmesini can-ı gönülden diliyorum

Bu akşam bitenlerin ve yeniden başlayanların akşamı gibiydi. Artık elinde olmayan şansı bile bitiren Aydın'ın ve bu saatten sonra forma bulmasının imkansız olduğunu bilen Ayhan'ın bitişi, herkesin yetenekli olduğunu bildiği Alpaslan'ın ve Caner'in başlangıcıydı bir anlamda. Her ne kadar Caner sene sonunda kendisine biçilen 4 milyon euronun ödenmeyeceğini bilse de sahada canla başla mücadele etti. Göderilecekler listesinde adı en üstlerde bulunan Alpaslan ise az daha gayretle bu kadroda kendine yer bulacağını gösterdi herkese. Kolay değil formda bir Alpaslan Hakan Balta'yı zorladığı takdirde Hakan Balta'nın da performansının eskiye döneceği aşikar. Ayrıca akşamın yıldızlarından Aykut da başlamadan bitenlerdendi. Onun belli bir kategorisi yok ne yazık ki bu yazıda. Yaptığı kurtarışlar bu akşamın sonucunu tayin etmiş olsa da yaptığı açıklamalar da ne yazık ki onun sonucunu tayin etmiş durumda. Bir Türk kalecisine göre oldukça yetenekli fakat Galatasaray kalesi için yeteri kadar yetenekli olmadığı için başlamadan bitti diyebilirim, sonuçta sözleşmesinin son senesi.


Defans hattında ise sağlam oynayan Emre ve Servet, Sabri'nin de ileri geri çalışmasıyla alnının akıyla çıktı bu önemsiz görünen ama özünde çok önemli olan maçtan. Orta sahada Mustafa Sarp kendini aştı. İleri uçta ise tek başına didinen Arda maçın sonucunu tayin etti.


Trabzonspor ise ideale yakın 11'iyle sahada olmasına rağmen isteksiz ruhsuz bir havadaydı. Eskilerden hatırladığımız, Galatasaray'ı zorlamadığı maçlardan bile isteksizdi. Şenol Güneş bile kenarda neredeyse hiç müdahale etmeden maçı bitirdi diyebilirim. Herhalde sahadaki Trabzonsporlular'ın tatil havasına girmesi buna neden oldu.

İşin özü en çok güvendiği oyuncuları olmadan 3 puanı aldı Galatasaray. Sahada Sabri, Servet, Mustafa ve Arda'dan başka 11 oyuncusu yoktu dile kolay. Maçın havasının da derbiden uzak olduğu bu akşamda akıllarda kalan Caner'in ileri uçta oynadığı zaman gösterdiği etkili oyunu ve Arda'nın basit ama etkili oynadığında yapabileceklerinden ibaretti. Açıkçası kaybedilse Dünya'nın sonu olmasa da kazanıldığında gelecek 3 puanın bir sonraki turda karşılaşılması muhtemel güçlü rakiplerle denk gelinmemesi açısından önemli olduğu söylenebilir.

Şimdi önümüzde güzel geçmesini ümit ettiğim bir devre arası var. Umarım takım fizik kondisyon açısından verimli, transfer açısından da isabetli bir devre arası geçirir. Kısacası herkes kendi işine odaklanırsa hiç zorlanmadan ikinci devreye başlanabilir.

Herkese saygılar sevgiler.

2 yorum:

Bora-MAN dedi ki...

Aydın golü ataydı ben o zaman görüyordum seni :D :D

Schumy dedi ki...

Sözüm söz. Aydın Yılmaz'a 10 maç veriyorum. Atıp ofsayt diye iptal edilen golü olsa bile o dediğim şeyi yapacağım :)

Paylaş