5 Aralık 2009

Bekle Beni İstanbul...

İzmir'de yaz bitmiş ama Sonbahar da gelmemişti. Buralarda böyle olur, Kasım ayının ortalarına kadar soğuk yaşanmaz.

İstanbul'dan kuzenim hadi çıkın gelin dedi. İki kuzen bindik otobüse. Gitmeden önce de bizim SirEvo'ya Tromso maçına gideceğim abi ben dedim. Sağolsun, oğlum ne işin var grup maçlarına gidersin dedi. O anda hiç amaçsız bir şekilde ya elenirsek dedim ama ikimiz de gülüştük bir süre. Çünkü biliyordum, benim izlediğim her canlı maçında Galatasaray hiçbir zaman kolaylıkla 2 3 tane atıp bir takımı yenmedi. İzmir'de izlediğm Göztepe maçında Ümit Davala penaltı kaçırdı Lukunku attı zorla 1-0 yendik, İstanbul'da izlediğim (Sami Yen'deki ilk maçımdır) Akçaabat Sebatspor maçını 85. dakikada Ümit Karan attı da zorla kazandık, son olarak da İzmir'de izlediğim Türkiye Kupası maçında Altay'ı 83-86 arasında attığımız 2 golle zorla yendik. Yani dediğim gibi benim izlediğim maçlarda ne yazık ki bir uğursuzluk olduğu belliydi o güne kadar. Ama bunu ne kendime ne de başkasına itiraf edebilmiştim.

Neyse İstanbul'a gittim. Mal mal dolaşıyordum, kuzenim Beykoz'da oturuyordu ama ben önce Moda'ya gittim, oradan Göztepe Migros'daki Biletix'den biletimi aldım sonra da Maslak'da Akbank'da çalışan arkadaşımın yanına gittim. Gerçekten gerzekmişim ama, o kadar yol gittim ki İzmir'den İstanbul'a gelirken bu kadar yorulmamıştım. Maç günü geldiğinde ultrAslan'dan bir arkadaşım vardı Berkay diye, onunla buluşup girdik Eski Açık'a. Maçı anlatmama gerek yok herhalde, ama yanlış hatırlamıyorsam Ümit Karan'ın attığı ve ofsayt diye kesilen golde 3 sıra birden aşağı yuvarlandığımızı söylemeden geçmeyim, aynı Ümit Karan'ın Akçaabat Sebatspor'a 85. dakikada attığı gole de sevinirken tömbellenmiştik ama o sefer Yeni Açık'daydım.

Tromso maçı bittiğinde de İstanbul'da ince ince ama oldukça hızlı bir yağmur başlamıştı. İliklerimize kadar ıslandık ama ben İstanbul'u İzmir gibi zannettiğim için çok kalın kıyafetler almamıştım yanıma. Ahmak ıslatanın altında belki de 45 dakika Özhan Gider Biz Kalırız, Biz Galatasaraylıyız diye bağırmıştık ama ne çare. Olan olmuş, İzmir'e döndüğümde Galatasaraylı arkadaşlarım tarafından uğursuz ilan edilmiş ve İstanbul'a gitmem yasaklanmıştı :)

İşin özü ben Sami Yen'in havasını solumayalı tam 4 sene olmuş. Gidemedim işte fırsat olmadı. Ama dün Pclion blogunda açılan yarışmayı gördüğümde artık gitme zamanımın geldiğini hissetmiştim. Yarışmaya katıldım ve Kapalı Üst Grup biletini kazandım. Bu gece yola çıkıyorum artık. Uzatmalı sevgilimle ve biricik aşkımla kavuşmanın zamanı geldi, hele bir de liderliği alabilirsek...

3 yorum:

Plastik Dikenli Kaktüs dedi ki...

İyi yolculuklar. Tromso maçının üstüne bu maçta da bir kaza olursa bence bu takımdan elini ayağını çekmelisin :)

Simidiiii yeaah.

SirEvo dedi ki...

Hadi hayırlısı.. :D

Bora-MAN dedi ki...

Kupayı almadan dönmeyin :D

Paylaş