23 Kasım 2009

"Kabare" Trabzon

Sezon başında alınan 2-1'lik Sivasspor galibiyeti herkesi derin bir rüyaya sokmuştu belki de. Ardından bir sonraki hafta Avni Aker'de alınan 2-1'lik Diyarbakırspor mağlubiyeti soğuk duş yarattı ama bu soğuk duş 1 hafta değil tam 3 hafta sürecekti. 1-0'lık Manisa mağlubiyeti ve 1-1'lik Bursa beraberlikleri sonrası alınan 1-6'lık İstanbul B.B galibiyeti taraftarları biraz olsun mutlu etse de sonraki haftalarda alınan kötü sonuçlar zaten patlamaya hazır olan Trabzonlular'ın fitilini ateşledi. Son olarak 3-1'lik Kasımpaşa mağlubiyeti ile birlikte sezon başından beri Trabzon ile kan uyuşmazlığı bulunan Hugo Broos ve ekibinin fişini çekti.




Sadece Hugo Broos ile kalmadı bu revizyon. Türkiye'nin belki de en beceriksiz 2 forvetinden biri olan Gökhan Ünal ile birlikte yönetime "önce paraları ödeyin" şeklinde artistlendiği söylenen Egemen, Song, Engin ve kalede ne yaptığı belli olmayan Sylva revizyona kurban giden isimler. Yeni teknik direktör olarak Şenol Güneş'i düşünen yönetimin ne yapmaya çalıştığını anlayamıyorum. Dön dolaş, yine Şenol Güneş'e gel. Bu olanları Ersun Yanal'ı kovarlarken planlamaları gerekirdi. Taktik konusunda Türkiye'de sayılı hocalardan biri olduğuna inandığım Ersun Yanal sonrasında bir türlü rayına oturmayan gidişatın yanına sabırsız taraftar ve camia eklenince Hugo Broos'un kaçınılmaz sonu geldi. Bu kafa değişmediği müddetçe Şenol Güneş gelse ne olur, bir kaç maç kötü gitsin onu da koyarlar kapı önüne. Son 32 yılda tam 36 hoca ile çalışmış Trabzonspor. Fatura hep de hocalara kesilmiş ama acaba bugüne kadar gelen yönetimlerin hangisi şapkayı önüne koyup kendi hatalarını düzeltmeye çalışmış? Bu mantalite ile giderlerse Şenol Güneş'in de ömrü pek uzun olmaz zaten...

Hiç yorum yok:

Paylaş