5 Kasım 2009

Kimdi Bu Sahadakiler ?



Çok kısa 5 sorum olacak.

Sahada izlediğiniz Harry Kewell kimdi ?

Shabani Nonda kimdi ?

Ya Sabri Sarıoğlu kimdi ?

Peki Mehmet Topal kimdi ?

en garibi de Arda Turan kimdi ?

Hepsine kısa kısa cevap vereyim. Harry Kewell 14 sene önce Premier Lig' e adım atmış, çıktığı ilk maçta yeteneklerinin hepsini gösteremese de mükemmel bir gol atmış bir çaylak. Shabani Nonda içine Mario Jardel kaçmış bir gol makinesi, yıllanmış bir Bordeaux şarabı. Sabri Sarıoğlu tüm geçmiş performanslarına rağmen ekranda yüzünü karartsanız yaptığı ortaları Maicon yapıyor sanacağımız bir oyuncu. Mehmet Topal maçı izleyen Hagi'ye Monaco'ya attığı golü tekrar izletmek isteyen, verdiği paslarla da Euro 2008'in üstünden çok geçmedi diye kanıtlamaya çalışan bir dinamoydu.

Peki hepsinden önemlisi Arda Turan kimdi ? Galatasaray Futbol Takımı'nın kaptanı mı ? Yoksa Sergen Yalçın, Hasan Şaş karışımı bir oyuncu mu ? Hasan Şaş bile bu kadar kilo almamıştı 6 ay oynamamasına rağmen. Arda resmen şişmiş, kimse görmüyor mu bunu ? Maç başında top ayağına geldiğinde durdu, maç biterken hala aynıydı. Fenerbahçeli taraftarların geçen sene Kazım Kazım'a yaptığı gibi top ayağına geldiğinde kooş diye bağırasım geldi ekrandan. Fıtık etti beni maç sonuna kadar. Fakat ben hala ısrarla Arda' nın 2 3 hafta dinlendirilmesi taraftarıyım. Göz göre göre gidiyor çocuk farkında değil yönetim, çünkü biliyorum onu nasıl oyundan aldıran yönetimse oynatan da yönetim. Tükürdüklerini yalamak istemiyorlar herhalde.

Neyse içimdekileri döktüm ya maça geleyim bari. Öncelikle seyircisiz bir maça rakip taraftarı almak nasıl bir uygulamadır onu çözemedim. Bu uygulama yoksa normalde bu şekilde de bizim ülkemizde mi rakip taraftar korktuğu için maça gelemiyor onu bilemiyorum tabi. Ama bence tamamiyle saçma, seyircisiz oynamak da rakip taraftara izin vermek de. Seyircisiz hayli fazla maç yapan bir takımın taraftarı olunca insan istem dışı hassaslaşıyor herhalde :)

Sözde maça gelecektim ama maçta hiçbirşey yoktu ki şimdi hatırladım. Yukarıda saydığım 5 oyuncunun göze batan performansından başka sahada hemen hemen hiçbirşey yoktu diyebilirim. Leo Franco yere bir kere yattı, rakip çok zayıftı, üstüne üstlük seyircisiz olmaları motivasyon sorunu yaşamalarına neden oldu, teknik direktörsüz olmaları büyük şanssızlıktı. Maç ile ilgili söyleyebilek çok fazla şey olduğunu da sanmıyorum zaten. Mustafa Sarp, Barış, Servet, Gökhan, Leo Franco zaten olması gereken gibi oynadı, ekstra bir katkılarını göremedik ama kötü de değillerdi.

Sonuçta 9 maçtır Avrupa'da deplasman mağlubiyeti olmayan bir takımız, hala da bu ünvanımız devam ediyor. Demek ki içeride bir sorun var. Bunu düzeltmek ne teknik direktörün ne de oyuncuların işi. Eskisi gibi baskı kuramıyoruz demek ki rakibin üzerinde. Gerçi bu ayrıca tartışılması gereken bir konu uzatmaya gerek yok.

Son sözüm yine maç dışı bir enstantane ile olsun bari. Neeskens ve Rijkaard'ın giydiği ceketler Store'da satılıyor mu bilmiyorum ama bu kadar uyumlu bir ikili hayatımda görmedim. 4. hakem üzerinizdeki metalleri çıkarın dese Matrix'deki Neo ve Trinity gibi ceketlerin içinden uzileri bileklerine fırlatacak gibilerdi :) Yalvarırım satın şu ceketlerden Store'da. Satış patlaması olmazsa ben de birşey bilmiyorum.

1 yorum:

Plastik Dikenli Kaktüs dedi ki...

Güzel oyun, iyi skor herkesi rahatlattı.

Bakalım cezalar bitince nasıl sahaya çıkacağız diye de kafa karıştırdı maç. Tabi o güzelliği de hocamız düşünsün.

Paylaş