2 Kasım 2009

Boş alan golcüsü...

Ne yalan söyleyeyim Güiza'nın adını ilk kez Mallorca'da gol krallığına oynadığında işittim. Kendisini tanımak amacıyla YouTube'da attığı gollerin videolarını izledim, o videoların genelinde savunmanın arkasına sarkarak kaleciyi çaresiz bırakıyordu. Gol kralı olduktan sonra İspanya'nın Euro 2008 kadrosuna Luis Aragones tarafından dahil edilen Güiza, Avrupa Şampiyonası'nda sonradan oyuna girdiği gruplardaki Yunanistan ve yarı finaldeki Rusya maçlarında 2 gol atarak dikkatleri yeniden üzerine çekti.




Sonrasını az çok hepimiz biliyoruz, Aragones'in Fenerbahçe'ye gelmesinin ardından yanında Güiza'yı da Fenerbahçe'ye transfer eden Aziz Yıldırım yönetimi ve Fenerbahçe taraftarları o'ndan çok şey bekliyorlardı ki bunda çok haklıydılar. Açıkçası Güiza Galatasaray'a imza atsa ben de çok şey beklerdim o'ndan.

Ancak lig başladığında Güiza'nın bir önceki yıl ki performansının çok altında kaldığını gördük. Fenerbahçe ile ilk kez MTK Budapeşte karşılaşmasına çıkan Güiza bu maçı pas geçiyordu. Bir sonraki tur da ise ilk golünü Partizan karşısında kaydetti. Ligde de ilk golünü Gaziantep maçında attığını belirteyim.





Boş kaleye kaçırdığı gollerin yanısıra, topu saklayamaması; İspanya'da bulduğu boş alanları Türkiye'de bulamaması gibi etmenler vardı. Ancak bu, boş kaleye beceriksiz bir adamın dahi kaçırmayacağı golleri kaçırmasının açıklaması olamazdı tabi. Beşiktaş maçlarında attığı goller dışında pek de ortalarda gözükmedi ancak her iki Beşiktaş maçında attığı aşırtma goller ile iyi oyuncu olduğunu bir nebze olsun gösterdi. Oynadığı futboldan çok bobiler'e ve rakip takım taraftarlarına dalga malzemesi olan Güiza, uyum sorunu, şu, bu derken kulübü Fenerbahçe kendisi ile birlikte hocası Aragones'ten de bekleneni alamıyor, Aragones ile yollar ayrılırken Güiza takımda kalıyordu. Fenerbahçe'de oldukça pasif kalan Güiza buna rağmen İspanya'nın Dünya Kupası elemeleri kadrolarına alındı. Bu maçlardan hatrımızda kalan ise sonradan oyuna girdiği Türkiye maçında bir asist yapması ve gayet iyi oynamasıydı.

Fenerbahçe ve kendi adına başarısız geçen sezonun ardından Güney Afrika'da düzenlenen Konfederasyon Kupası kadrosuna çağırıldı ve ev sahibi ile oynanan 3.lük maçında sonradan oyuna girerek İspanya'yı ipten alan 2 gol kaydetmişti. Bu Fenerbahçe taraftarlarını umutlandırmıştı ancak yeni sezon başladığında Güiza, Fenerbahçe'de kaldığı yerden devam ediyor; saçmasapan goller kaçırarak attığı gollerin boşa gitmesini
sağlıyordu.



Lafı Kayserispor maçına getireyim; Fenerbahçe'nin 1-0 öne geçip saçma bir penaltı kararıyla gol yiyip berabere kaldığı maçta etkisiz oyunu, girdiği nadir pozisyonları harcayarak saç baş yoldurması belki de kredisini tüketmeye neden olacak. Güiza varken Semih Şentürk'ün yedek beklemesi de ilginç bir detay tabi... Galatasaray'ın Lincoln'den beklediği ve kısa bir sürede olsa muradına erdiği performansı Güiza Fenerbahçe adına gösterebilecek mi? Ya da piyasası henüz ölmemişken elden çıkarılacak mı?  Bunun cevabını ya devre arası ya da en geç sezon sonunda göreceğiz. Ancak bu böyle giderse iş sezon sonuna kalmaz gibime geliyor.

Böylesine kötü bir grafik çizen Güiza oynarken Semih Şentürk ise muhtemelen "Allah'ım neydi günahım" parçasını mırıldanıyordur yedek kulübesinde...

Hiç yorum yok:

Paylaş