29 Ekim 2009

İnceleme : Pro Evolution Soccer 2010

Her sene önümüze temcit pilavı gibi ısıtılıp konulan klasik bir Fifa oyunundan sonra esas oğlanımız Pes'in 2010 versiyonu oyunun resmi çıkış tarihi olan 23 Ekim'den 3 gün önce, 20 Ekim'de Reloaded ekibi tarafından Crack'li bir şekilde torrent sitelerine düşürüldü. 22 Ekim sabahı saat 5.00 sularında bilgisayarımın sektörlerine kendini yazdıran oyunu "sabahın köründe manyak mısın yatıp uyusana bre dangalak" deyip öğlen sıraları install ettim bilgisayarıma. Oyun bir Şampiyonlar Ligi müziği ile bezenmiş, ana teması da Şampiyonlar Ligi olan bir intro ile selamlıyor bizleri.



Intro'yu geçtikten sonra Messi & Torres ikilisinin eşlik ettiği makyajlanmış ana menü kendini bize gösteriyor. 2009'dan farklı olarak oyunun ana menüsü sağ ve sol taraflarda yukarı-aşağı yerleştirilmiş oyun modlarından oluşuyor. (Devrik bir cümle oldu farkındayım) Daha açıklayıcı olması için oyunun ana menüsünün görüntüsünü ekleyeyim.







Exibition'dan malum "hacı gel bir maç atalım" olayına girişiyoruz. Diğer oyunlardan pek farklı değil bu oyunda da, sadece stad seçme ekranı değişmiş, bunun dışında pek bir fark yok. Stad demişken oyunda lisanslı olarak Pes 2009'da olmayan Old Trafford, Anfield Road, Saitama Stadium gibi stadların yanısıra; Pes 2009'da olan ve bize 2010'da da ev sahipliği yapacak olan Wembley Stadium, Camp Nou, Santiago Bernabeu, Estadio Do Dragao, Estadio Jose Alvalade, Estadio Da Luz, Amsterdam Arena, El Monumental, Stade De France, Stade Louis II, Giuseppe Meazza, San Siro (Evet bu ikisi ayrı konulmuş, data dosyalarındaki ID numaraları bile farklı), Stadio Olimpico stadları yer alıyor. Bunların yanında lisanssız olarak da Konami Stadium (Bari atmasyon yapıyorsunuz, şöyle kutu gibi İngiliz tipi bir stad yapında maçı yaşayalım) Estadio Amazonas, Bristol Mary Stadium, Estadio Del Pelenque, Mohamed Lewis Stadium Ville Marie Stadium ismindeki stadyumlar bulunuyor. Stadlardan sonra takımlardan bahsetmek gerek. Oyunda lisanslı olarak Fransa, İtalya, Hollanda ligleri; lisanssız olarak (Lisanssız derken bazı takımların lisansı var ve o takımları belirteceğim) La Liga (Athletic Bilbao, Barcelona, Deportivo La Coruna, Espanyol, Athletico Madrid, Real Madrid, Real Mallorca, Sevilla, Valencia, Villarreal), Premier Lig (Manchester United ve Liverpool) bulunmakta. Kadrolar genel olarak güncel değil. Mesela Elano hala City'de, Beşiktaş'ta Tabata yok filan. Bu eksiyi basit bir Option File değişimiyle hallettik tabi... Türkiye'den bu yıl oyuna 3 büyüklerden sonra geçen yıllarda sükse yapan ve Şampiyonlar Ligi'nde öneleme oynayan Sivasspor'u eklemişler aşağıdaki görüntüden görüldüğü şekilde.






 Bülent Uygun eminim ilk gördüğünde "işte benim eserim" deyip böbürlenmiştir, kesin.

Diğer oyunlardan farklı olarak stad, forma, taktik v.b gibi seçenekler ayrı linkler altında verilmiş. Bismillah deyip maça başlıyoruz. Kendim uğraşmadım video çekmek için, oyunun oynanışı hakkında biraz olsun bilgi sahibi olmanız için bir GamePlay videosu ekleyeyim.








Maçta dikkatimi çeken olaylara geleyim. Seslerdeki değişikli hemen dikkat çekiyor. Deplasmanda oynuyorsanız ıslıklar sizi bezdirebilir, rakip topu kaptığında çıkan alkış ve "yeeeeeeaaaaahhh" tarzı sesler gayet güzel, ancak tezahurat konusunda yine zayıf bir oyun. Barca ile oynarken "5 dakka kalıveriver" benzeri tezahuratlar canınızı sıkabilir. Patch ile çözülüyor bu sorunlar ama oyunun orijinalinde bu sorunlar olmasa şukela olurmuş.

Çalım atmak zorlaştırılmış ama çeşitlendirilmiş. Tek tip çalım yok oyunda. Ayrıca her oyuncu çalım atmayı beceremiyor pek. Kimisi enfes hareketler ile sizi mest ederken kimisi deli edebiliyor. "Çalım atmayı severim ama beceriksiz adamlar beni deli ediyoooorrr" diyebilirsiniz bu durumda. Oyunda değişen başka bir olay oynanışın bayağı bir elden geçirilmiş olması. Eskiden olduğu gibi sık sık Cristiano Ronaldo'yu alıp yardırarak çizgiye inmek akabinde ortayı kesip topun gelişine çakmak yok. Bayağı bir zorlaştırmışlar bu işi. Rakip bazen öyle bir baskı kuruyor ki en kötü takım bile pas konusunda Barcelona hüviyetine bürünüp sizi bilgisayar başında joystic kırmaya teşvik edebiliyor. Bu durumda Konami'deki mühendislere de saydırabilirsiniz pekala. Rakip korner ya da duran top kullanırken kaptığınız toplarda kontra atağa kalktığınızda rakip eğer az adamla yakalanmışsa Fenerbahçe'nin son dakikada Antalyaspor'a attığı gol gibi pozisyonlar olabiliyor. Bir kanattan diğer kanada pas attığınız zaman oyunun yönü değişebiliyor gerçekteki gibi ancak yine sık sık yardırıp gitmek yok, her zaman olmuyor yani. Pas özelliği kötü olan adamlarla pas yapmak da işkence olabiliyor bazen. Oyun zor olmuş demiştik, özellikle Top Player'da gole gitmeniz için bazen pas yapmanın bokunu çıkarmanız lazım. Yardırıp da gitmek yok. 

Oyunun içinde dikkatinizi çekecek ince detaylar var, Pozisyon almayan oyuncunuza takım arkadaşının eliyle işaret edip pozisyon almasını belirtmesi gibi. Hakemler artık oyunda daha fazla gözüküyorlar. Bazen taraf tuttukları oluyor; size bodoslama dalsalar dahi çalmadığı faulu siz rakibinize az bir müdahelede bulunsanız dahi zırt diye düdüğü çalıp kartı yapıştırabiliyor. Hakemlerden bahsetmişken bazen aktif ofsyatı atlayıp golü verebiliyorlar veya pasif ofsaytı unutup ofsayt çalabiliyorlar. Bu durumda da ister istemez ağzınızdan +18 cümleler çıkabiliyor. Bunun gibi bir çok değişiklik var oynadıkça fark ediyorsunuz.

Bir kaç maç sonra alışıyor ve coşarak zorluk seviyesini Regular'dan Top Player'a çekiyoruz. Top Player'da görüyoruz ki rakip daha adam akıllı pas yaparak üzerinize geliyor; yine dediğim gibi bazen çileden çıkabiliyoruz ama alışmak en önemli mesele. Ben mesela 3 günde 35-40 maç yaptım Top Player'da ve artık Liverpool ile Anfield Road'da Barcelona'ya 3 gol atabiliyorum. 3 gol demişken Master League geldi aklıma. Önceki oyunda ayrı bir modda yer alan Şampiyonlar Ligi ve Uefa Avrupa Ligi bu oyunda Master League'e dahil edilmiş durumda. Avrupa Ligi sadece Master League'de karşımıza çıkıyor; Şampiyonlar Ligi gibi ayrı bir moda sahip değil bu lig. Avrupa Ligi'ne gidebilmemiz için ligi en az 5.bitirmemiz gerekli. İlk 3 takım Şampiyonlar Ligi'ne kalıyor. Master League'e girişte Kupa kurallarını, Lig kurallarını falan ayarlıyoruz. Mesela ilk sene şampiyon olup 1.Lig'e çıktığımızda hangi takımlarla kapışacağımızı kendimiz tayin edebiliyor, rakip sayısını seçebiliyoruz. Ayrıca kupanın da kendi içinde kurallarını ayarlayabiliyoruz şöyle ki; ister tek maçlı eleminasyon istersek de rövanşlı eleminasyon sistemi yapabiliyor, Knock-Out'mu yoksa grup sistemi ile mi oynayacağımızı kendimiz belirliyoruz. Master League'de transfer sistemi değiştirilmiş, o'nu halen çözebilmiş değilim. Değişen başka bir şey de artık maçların hepsini oynamak zorunda olmayışımız. Simulate ederek takımı kendi haline bırakıyoruz. Bazen karşımıza hoş olmayan sonuçlar çıksa da benim gibi transfer dönemine bir an evvel girmek isteyenlerin işine yarayacaktır.

Oyunun edit bölümüne geldiğimizde ise yeni lisanslanmış Puma, Adidas, Nike, Reebok gibi kramponlar gözümüze çarpıyor. Tabii ki benim taptığım Adidas Predator White'ı da eklemiş Konami'deki amcamlar.




Oyuna kendimi yazdığımda bu kramponları giyiyor Gerrard gibi kaleye 30-40 metreden abanıp 90'daki örümcekleri alabiliyorum. Hafiften kilo almaya başlayıp halı sahada 30, 40.dakikalarda dalağım şişerek dilim dışarıda koşmaya başladığım bugünlerde ilaç oldu bu durum bana. :) Edit kısmında bir başka yenilik ise kart sistemi. Geçtiğimiz oyunlardaki yıldız sistemini bu yıl kart sistemi ile değiştirmişler, gayet güzel olmuş bence. Yenilik iyidir.




Burada kare tuşuna basarak hangi kartın ne özelliği olduğunu ve hangi mevkiide daha çok işe yaradığını görebiliyoruz. Başka seçeneklerden bahsetmek gerekirse Van Der Vaart gibi topun üzerinde dönmeye yarayan Marsilya ruleti, klasik 10 numara karizması, aşırı hırs, aşırı motivasyon gibi özellikleri oyuncumuza Gora'daki gibi yükleyebiliyoruz. Dediğim gibi gayet şık olmuş bu özellik. Bunlar dışında edit modu bildiğimiz gibi.

Sonlara doğru gelirken Become a Legend'i unuttuk dememek için o moda girmediğimi söyleyeyim; 2009'da pek sarmamıştı 2010'da bakma gereğini duymadım. Oyunda Multiplayer özelliği geliştirilerek klan kurmanıza olanak vermişler. Arkadaşlarınızı toplayıp Counter oynar gibi maça dalabiliyorsunuz artık. Tabi bu iş Hamachi ile çözülene kadar biz yapamayacağız oyunumuz orijinal olmadığı için.

Sonlara gelirken bir kaç görüntü ekleyeyim oyundan...

***

Anfield Road'da bir Şampiyonlar Ligi gecesi...

 








***



 





Evet sona geldik. Oyunu genel olarak değerlendirmek gerekirse hem gerçekçilik, hem oynanabilirlik açısından "olmuş" diyorum.Eksiler tabii ki var ama bilerek oluyor bu eksiler yoksa gelecek sene oyuna ekleyecekleri özellik kalmaz.

-Ps. Fm 2010'un incelemesini de Schumy'den bekliyoruz.:)

1 yorum:

Schumy dedi ki...

Patch var ama dağıtmıyoruz blogda . Google' da ararsan bulabilirsin.

Paylaş