28 Ekim 2009

Bucaspor Sevgisi...

Evet İzmirli olduğumdan dolayı kendi şehrimin takımının Galatasaray ile yaptığı maç çok farklıydı benim için. Bir yanda güzel şehrim İzmir, bir yanda sonsuz sevdam Galatasaray vardı...Dememi bekliyorsanız yanılırsınız.

Oldum olası sevmedim Bucaspor' u. İzmir' de sıralama yapsam sondan ikinci sevmediğim takım olur herhalde, Karşıyaka' dan sonra tabiki. Buca Belediyesi' nin Sarı Lacivert bir binası var. Göz alabildiğinde sarı ve Lacivert' in hakim olduğu bir bina düşünebiliyor musunuz ? Europa League amblemini görüp yuhalayanlar gibi ben de önünden geçerken yuhalamıyorum binayı ama yine de buna benzer bir nefret belki de. Yani demek istediğim İzmir değil doğduğum sokağın takımı olsa tutman Bucaspor' u.

Bu arada belirteyim maçın ilk yarısını izledim sadece. Ona göre bir yazı olacak. Geri kalanını isteyen arkadaşlar tamamlayabilir.

Maç derbinin gölgesinde başladı desem yalan olmaz herhalde. Yapılan Metin Oktay tezahüratları sanki bir tek ismi hedef alır gibiydi. Zaten o isim de oyunda kaldığı süre içerisinde suratında hoşnutsuz bir ifadeyle dolandı durdu. Attığı gole bile sevinemedi çünkü o attığı golü atması gereken maçın bu maç olmadığının farkındaydı.

Rijkaard sakat Baros' un yokluğunda tek forveti Nonda' yı riske etmek istemedi ve B planı mıdır, yoksa başka birşey midir bilinmez bir sistemle çıktı sahaya. Tanburacı' nın dilinde düşürmediği 4-6-0 ile. Taktik teknik yorum yapmayacağım, gerek yok çünkü.

Linderoth' un oynaması çok güzeldi, ikinci yarı çıktı mı bilmiyorum. İkinci golü resmen hazırladı. Sağlam bir Linderoth' un bu takıma çok katkısı olacağı kesin. O nasıl olacak onu da bilmiyorum ama istek işte. Elano bir anlık refleksine yenik düşüp kırmızı kart gördü. Sanki herşey üstüste gelir gibi bir de onu 2 maç izleyemeyeceğiz. Aykut ilk yarı kendisinden beklenmeyen bir performans sergiledi, çok iyiydi, ama sene sonu bitecek olan sözleşmesinin uzatılmayacağı gün gibi ortada. Aydın yine Hasan Şaş' ın elinden çıkma altyapı oyuncusu kimliğinde sahada dolandı. Barış birşeyler için didindi savaştı.

Bu maçın ilk yarısı için benim gözlemlerimdi. İkinci yarıda Bucaspor bir gol atmış sanırım, bir de penaltı kaçırmış, eğer babam benimle dalga geçmediyse. Ben halısaha maçına gitmeyi tercih ettim siz düşünün artık. İsteyenler geri kalanından bahsedebilir. Benden bu kadar...

1 yorum:

Lionheart dedi ki...

O sarı laci renklerin içinde yaşayan benim. Ya ben napayım? :)

Paylaş