15 Eylül 2009

Tek Temsilcimiz

Bu sene malumunuz Şampiyonlar Ligi' ndeki tek temsilcimiz Beşiktaş. Onlar da bu akşam geçen senenin finalisti Manchester United ile karşılaştılar. Aslında finalist dediğime bakmayın, Macnhester United resmen içi boşaltılmış bir takım görüntüsündeydi bu akşam. Bir tek Cristiano Ronaldo' nun eksikliğinin bu kadar hissedileceğini inanın kimse tahmin edemezdi. Ronaldo resmen Manchester' ın Tuncay' ıymış. Maçların kilitlendiği anlarda takımına hırs takviyesi yapan, olur olmadık yerlerden attığı gollerle düğümü çözen komple bir oyuncuymuş meğersem Manchester için. Neyse konumuz Ronaldo değil ama Manchester da sahada orta halli bir Avrupa takımı görüntüsü verdi desek yanlış söylemiş olmayız. Ayağında top tutamayan, topla buluştuğunda da bal yapmayan arı misali pozisyonları harcayan, her ne kadar çok kaliteli olsalar da maç içerisinde devamlılığı olmayan iki kanat oyuncusu ile maça başlayan Manchester, ilk yarıda ve özellikle ikinci yarının başında kazanmayı çok isteyen, ileride olması gereken gibi Nobre ve Holosko ve Serdar Özkan' dan oluşan Beşiktaş atak hattı karşısında zorlandı. Beşiktaş adına tek handikap, daha henüz Beşiktaş' a yeni transfer olan Tabata' nın ısrarla önce Galatasaray maçı gibi önemli bir maçta, ardından da Manchester United maçı gibi bir Şampiyonlar Ligi maçında sahada olmasıydı. Yanlışın neresinden dönerseniz kârdır ama 60, 70 dakikasahada hayalet gibi dolaşan bir adama da bu kadar sabredilmez. Tabata çok iyi bir oyuncu ama henüz Beşiktaş' da oynamaya ne hazır ne de takımla beraber maç tecrübesi var.

Bu kadar handikapa rağmen Beşiktaş maçı isteyen takımdı. Ernst maçın adamıydı bana göre, zaten maçı internetten izlediğim İngiliz kanalının spikeri de Ernst the man of the match diyerek beni onayladı diyebilirim :) Ekrem de ortasahada oraya buraya koşup durdu. Fink' i oynatmamasının sebebini ciddi anlamda merak ediyorum. Hadi Turkcell Süper Lig' de yabancı kontenjanı var, Şampiyonlar Ligi' nde ne var ? İşleyen tekere çomak sokmaya bayılıyor Mustafa Denizli. Bu sene gol kısırlığı çeken Beşiktaş ne yapar ne eder bilmem ama Bobo' yu geri döndüremeyeceğine göre onun yerine çok iyi bir forvet almalı diye düşünüyorum. Fakat bu Antep' den Beto olmasın mümkünse.


Manchester' ın golü de görmeye değerdi açıkçası. Belki de akşamın en iyi oynayanlarından biri olan Hakan Arıkan, akşamın en kötülerinden biri olan Nani' nin şutunu kurtardıktan sonra biraz daha dikkatli izleyebilseydi pozisyonu kolaylıkla gole izin vermeyebilirdi. O anda ayakta uyuyan defans oyuncuları da 1,71 boyundaki Scholes' a nasıl kafa vurdurabildiler inanılır gibi değil...Kısaca tarihinde İstanbul' da kazanamamış bir Manchester United' ı, bu kadar kötü yakalamışken yenmeliydi Beşiktaş. Aslında gol atabilecek pozisyonlara da girdiler ama Çarşı' nın ölmüşlere gönderme yapmak yerine biraz daha kış kış cinler kış kış tezahüratına ağırlık vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Beşiktaş' ın grubundaki bir diğer maçta ise liginde oldukça kötü günler geçiren geçen sezonun Bundesliga şampiyonu Wolfsburg Cska' yı geçen senenin gol kralı oyuncusu Grafite' nin hattrick yaptığı maçta 3-1 yendi. Bu maç sonucuna bakılırsa Beşiktaş' ın Avrupa kupalarında devam etmesi Cska ile oynayacağı 2 maç sonunda belli olacak.



Maçın spikeri demişken Beşiktaş' ın bu hafta kaybettiği derbiden bahsedip, "Galatasaray, the only European trophy winner of Turkey" dediğinde bir kere daha gururum okşanmadı değil, söylemeden edemedim özür dilerim :)

1 yorum:

Bora-MAN dedi ki...

Ne sandın ya ? diye sorarlar ingiliz spikere :)

Beşiktaş'ın işi zor Denizli bu işi daha da zorlaştırıyor. Serdar Özkan'ı alıp Yusuf ' u oyuna sürmek ne hiikmetse artık...Attığı hiç bir pas yerini bulmadı Yusuf'un . Bir ortası sadece isabetli.Serdar topu ileri taşıyan nadir elemanlarından Beşiktaş'ın.

Derbi Denizli'nin sinir sistemini etkiledi galiba.

Paylaş