2 Eylül 2009

Sonunda Bitti...

Söylentiler, havada uçuşan milyon eurolar, oyuncu kaçıranlar, başka takımda oynamam diyerek bir hafta sonra pişmiş kelle gibi sırıtanlar, milyon euroları cebe indirip kampa katılmayanlar, şehri beğenmeyip sözleşmesini fesh edenler. Hepsi dün itibariyle bitti, ama ne dündü... Öyle bir dündü ki millet dükkandan mal yağmalar gibi koşuşturdu. Hatta Ziya Doğan bile oyuncu transfer etmek için Ligtv' de yayından ayrıldı. Beşiktaş ve Fenerbahçe transfer yapmayacaklarını yaklaşık bir hafta önceden belirtmişlerdi, onlardan da pek ses çıkmadı son günde. Trabzonspor Fatih Tekke için son bir nabız yokladı ama şu anda Zenit' in en formda forvetini satmaya niyeti yoktu. Galatasaray' da ise işler biraz farklı gibiydi sanki. Son günde Real Madrid' den Mamadou Diarra' nın bile takıma katılabileceği rivayet ediliyordu. Caner ve Ufuk' la transfer dönemini kapattı Galatasaray.

Kimine göre iyi kimine göre kötü geçti takımlarının transfer dönemi. 3 takımın yaptığı transferleri ve takımdan gönderdiği oyuncuları yazacağım ve yeni kadro yapılarından bahsedeceğim.

Galatasaray

Gelenler
Frank Rijkaard
Johan Neeskens
Leo Franco
Ufuk Ceylan
Gökhan Zan
Caner Erkin
Mustafa Sarp
Elano Blumer
Abdel Kader Keita
Gidenler
Bülent Korkmaz
Cevat Güler
Morgan De Sanctis
Orkun Usak
Volkan Yaman
Mehmet Güven
Cassio Lincoln
Hasan Şaş
Ferdi Elmas
Ümit Karan
Yaser Yıldız
Necati Ateş

Fenerbahçe
Gelenler
Cristoph Daum
Roland Koch
Aykut Kocaman
Andre Santos
Cristian Baroni
Bekir İrtegün
Bilica
Özer Hurmacı
Mehmet Topuz
Gidenler
Luis Aragones
İlhan Parlak
Özgür Çek
Yasin Çakmak
Can Arat
Josico
Maldonado
Edu
Gürhan Gürsoy
Burak Yılmaz
Mateja Kezman
Gökhan Emreciksin

Beşiktaş
Gelenler
İbrahim Kaş
Erhan Güven
Rıdvan Şimşek
İsmail Köybaşı
Matteo Ferrari
Nihat Kahveci
Michael Fink
Rodrigo Tabata
Gidenler
Serdar Kurtuluş
Aydın Karabulut
Gökhan Zan
Edouard Cisse
Tomas Zapotocny
Mehmet Sedef
Mathias Delgado*

İlk Galatasaray' ı yazdım ama geçen senenin şampiyonu Beşiktaş' tan başlayabilirim sanırım...

Geçen seneki teknik ekibini değiştirmeyen Beşiktaş ilk olarak defansın solunda artık belli bir yaşa gelmiş olan İbrahim Üzülmez' in yerine 18' lik delikanlı İsmail Köybaşı' nı transfer etti. Geçen sene Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında çok iyi bir oyun ortaya koyan İsmail' in Beşiktaş' a transfer olmasına yetti bu oyun. İsmail' e karşılık verilen Serdar Kurtuluş' un yerine Erhan Güven' i, Cisse' nin yerine de Alman kontenjanından Fink' i aldı Beşiktaş. Meşhur Topuz olayından sonra prestij kaybetmek istemeyen Yıldırım Demirören ayağına 1 sene top değmemiş olan Nihat Kahveci' yi transfer etti. Galatasaray' a kaptırdıkları Gökhan Zan' ın yerine de tecrübeli İtalyan oyuncu Matteo Ferrari' yi transfer etmeleri belki de en iyi yaptıkları işti. Fakat yabancı kontenjanında problem yaşayan Beşiktaş Zapotocny'i yıllığını da kendileri ödemek şartıyla önce Kasımpaşa' ya göndermek istediler bu transfer gerçekleşmeyince de Bursa' ya gönderdiler. * ile işaretlediğim Delgado' nun sakatlığı nedeniyle sözleşmesini askıya alan Beşiktaş açılan yabancı kontenjanını da son dakika transferi olan Antepli Tabata' yı alarak doldurdular. Antepli dediğime bakmayın, adam Japon asıllı Brezilyalı :)


Beşiktaş'ın kadrosu geçen seneki kadrolarından daha güçlü, önemli hiç bir oyuncularını kaybetmediler fakat Mustafa Denizli' nin taktik hataları ve oyuncuların doymuş tavırları nedeniyle lige iyi bir başlangıç yaptıkları söylenemez. Beşiktaş geç açılır diyerek ortasını bulalım, ama hiçbirşey geçen sene gibi olmayacak, orası kesin.

En sona Galatasaray' ı bırakmaya niyetliyim, bu yüzden hemen Fenerbahçe' ye geçmek istiyorum.

Geçen seneden büyük ders alan iki takımdan biri olan Fenerbahçe ilk iş Luis Aragones' i gönderdi. Maç içerisinde 60. ve 70. dakika geldiğinde başını yerden kaldırmayan Aragones taraftara illallah dedirtmişti. Fakat gidişi hiç de kolay olmadı ve Fenerbahçe' ye açtığı dava hala devam etmekte. Hatta bu seneki alacağı yıllık ücretin yanında şampiyonluk ve kupa pirimlerini istediği de biliniyor. İkinci Del Bosque vakkası yaşıyor gibiyiz sanki. Bu sorunu kısmen aşan Aziz Yıldırım eski bir dost Daum' u takımın başına getirip, 3 sene şampiyonluk sözünü ağzından çıkardı.

Transferde ilk başlarda pek rengini belli etmeyen Fenerbahçe' nin Maldonado ve Josico' nun yerine bir defansif ortasaha alacağını dünya alem biliyordu. Yaklaşık 1 ay kadar Juventus' un gözden çıkardığı Poulsen ile ilgilenen Fenerbahçe bu transferde başarılı olamadı. Sol kanat oyuncusunu da İtalya' dan almak isteyen Fenerbahçe Fiorentina' nın başarılı sol kanat oyuncusu Vargas' ı da ikna edemeyince kafalarında şimşek çaktı. Eskilerde olduğu gibi Brezilya' ya yönelmeye karar verdiler. Tabi bu arada sözleşmesi biten Lugano da 2,5 ay boyunca Figer' in elindeki kukla gibi sağa sola savruldu ama sonunda kürkçü dükkanına geri döndü. Konfederasyon Kupası' nda Brezilya Milli Takımı' nın sol beki Andre Santos' u ve Corinthians' dan takım arkadaşı Cristian Baroni' yi kadrosuna kattı apar topar Fenerbahçe. 2 hafta boyunca Brezilya' yı gezen Aykut Kocaman kalburüstü ama Dünya yıldızı denilmeyecek iki oyuncuyla Türkiye' ye dönüyordu. Sol kanatta Uğur Boral' a mahkum olmak istemeyen Fenerbahçe için Andre Santos biçilmiş kaftandı. Cristian ise önceden de dediğim gibi bir alana bir bedava kampanyasından çıkmış gibiydi, ama ligde oynadığı maçlarda iyi bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Meşhur Topuz olayının da taraflarından birisi olan Fenerbahçe bu olayda kazanan taraf oldu. Normalde transfer ücretlerinden bahsetmek istemiyordum ama sözleşmesinin bitmesine 1 yıl kalan bir oyuncuyu prestij meselesi olarak gördüğü için 9 milyon euro vererek aldılar. Alan memnun satan memnundu, yapacak birşey kalmamıştı. Bekir İrtegün, Özer Hurmacı ve Bilica gibi ligin iyi denebilecek oyuncularını da kadrosuna katan Fenerbahçe geçen seneden ders aldığını belli ediyordu. Lugano transferi için sakatlanan Edu' nun sözleşmesini fesh etmeleri de Türk futbolundaki klasik amatörlüklerden birisi olarak yerini alıyordu.




Şimdi gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere. Galatasaray neler yapmış acaba ?

Geçen sene takım içerisinde sorun çıkaran oyuncuları, gruplaşma yaratan isimleri kulüpten göndermek istediğini açık şekilde belli etmişti Adnan Polat. Bu minvalde sözleşmesi biten Hasan Şaş' la sözleşme yenilenmedi , alacaklarına karşılık da Ümit Karan Eskişehir' e yollandı. Hasan futbolu bıraktığı için sonradan çıkıp televizyonda ağzına geleni söyledi, söylemeye de devam ediyor ama Ümit teşekkür edip ayrıldı, örnekti. Bülent Korkmaz' ın istifasından sonra da teknik direktör arayışına çıktı Galatasaray. İlk olarak Bernd Schuster sonrasında Gerrard Houllier ve en son olarak Co Adriaanse ile görüşüldüğü iddia edildi. Fakat en sonunda Frank Rijkaard açıklandığında belki de yapılacak bir futbol devriminin temelinin sinyalleri veriliyordu. Rijkaard' ın yardımcılığına getirilen Johan Neeskens Rijkaard' dan daha deneyimli ve en az Rijkaard kadar iyi bir teknik adamdı. Hollandalılar' ın takımın başına geçmesiyle Hollandalı oyuncuların transfer söylentileri de artmaya başladı. Ryan Babel, Heitinga, Boulahrouz, Ruud Van Nistelrooy ve Van der Vaart derken Lyon' da beklenen başarıyı bir türlü yakalayamamaış olan Kader Keita transfer edildi. Kendini Lille' de kanıtlayan ve Lyon' a astronomik bir ücretle transfer olan Keita iki sene içerisinde düşüşe geçmesine rağmen yeteneği tartışılmazdı. Mustafa Sarp, Leo Franco ve Gökhan Zan gibi üç oyuncuyu da bonservis bedeli ödemeden kadrosuna katan Galatasaray artık gına getiren Lincoln' un da sözleşmesini kampa katılmadığı için tek taraflı fesh etti. Lincoln' un 10 numaralı formasını ve kaptanlığı Arda' ya veren Galatasaray ortasahaya ofansif özellikli bir oyuncu aramaya başladı. Deco, Tiago derken Konfederasyon Kupası' nda çok fazla forma şansı bulamayan, fakat sadece Konfederasyon Kupası' nda değil, toplamda 41 kere milli takıma çağırılan Elano Blumer' i kadrosuna kattı. City' de Mark Hughes' le yıldızı barışmayan ve 2010 Dünya Kupası' nda oynaması için düzenli olarak forma giyeceği bir kulübe gitmesi gereken Elano, Haldun Üstünel' in de herzamanki gibi büyük çabasıyla Galatasaray' a imza attı. Bu sene Türkiye' ye gelen tartışmasız en kariyerli oyuncu olan Elano fizik kondüsyon yetersizliğini atlattıktan sonra neler yapabileceğinin sinyallerini çıktığı maçlarda hafiften verdi. Transfer döneminde son 1 haftaya girildiğinde ise medyaya göre tam bir savaş yaşanıyordu. Bu savaşın taraları Sercan Yıldırım ve Bursaspor, Fenerbahçe ve Galatasaray' dı. Bursaspor başkanını ve teknik direktörünü Kayserispor maçına davet eden Galatasaray Sercan konusunda aşama kaydetmişti. Sadece takasta verilecek oyuncular konusunda anlaşmazlıkların yaşandığı söyleniyordu. Hatta o maçı izlemeye gelen bir diğer teknik adam Rıza Çalımbay 1 hafta sonra Volkan Yaman' ı alıp gitmişti. Sercan konusunda herşey Galatasaray' ın lehine işlerken son hafta Fenerbahçe' nin astronomik bir teklif yaptığı dedikoduları çıktı ortaya. Galatasaray yönetimi her ne kadar Sercan' ın maliyeti bizi aşar dedilerse de işin öyle olmadığı biliniyordu. Sercan' ı satmaya çalışan Bursaspor Fenerbahçe' den belki de daha fazla koparırım mantığıyla olayı büyüttü de büyüttü. Kendi televizyonlarında Tabata, İsmail şu bu ismlerini gündeme getirip kakalamaya çalıştılar çocuğu resmen. Ama ellerinde patladı, Yalan Yalan Yalan başlıklı açıklamalar trajikomik bir transfer döneminin son gülümsetici anılarındandı. Transferin meşhur son gününde, 6 aydır Galatasaray' a gelmek istediklerini söyleyen Sezer ve Ufuk' tan Ufuk olanını kadroya katan Galatasaray, karşılığında kadrosunda düşünmediği isimlerin çoğunu Manisa' ya verdi. Mehmet Güven, Yaser ve Orkun' u Manisa' ya Ufuk karşılığında, Necati' yi de Antalya' ya bedavaya verdi.



Revizyon kelimesinin tam anlamı gerçekleştirdi Galatasaray ve Fenerbahçe. Geçen sene yaşadıkları hayal kırıklığını bu sene de yaşamamak için yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Fenerbahçe Lig odaklı, Galatasaray Avrupa odaklı bir kadro kurdu diyebiliriz. İki kulüp yöneticilerinin açıklamaları da bu tezi destekler nitelikteydi. İlk 4 hafta 12 puan toplayan 2 kulüp ne kadar hırslı olduğunu da kanıtladılar. Sanırım Digiturk son senesinde, özlenen son haftaya Galatasaray Fenerbahçe rekabetinin yaşandığı bir lig izletecek gibi. Bakalım ilk kim takılacak...

Hiç yorum yok:

Paylaş