8 Eylül 2009

Sevemedim Sonbaharlar' ı...



Evet hiç sevmedim, adı üzerinde sonbahar...

Hep bir hicran hep bir üzüntü kapladı içimi. Hep zamansız ölümler bu ayda gerçekleşti hayatımda, en son örneği de amcamdır. Bana ne diyorsun belki içinden, doğru. Ama ben sevmiyorum. Yazın cıvıl cıvıl havası, İlkbahar' ın yazla beraber getirdiği sevinç sanki yerini Sonbahar' la beraber bir hüzüne hüsrana bırakıyor. İngilizler bile "fall" koymuş adını. İlkbahar' ın bile binbir neşeyle getirdiği yapraklar hüzünle düşüyor yerlere...

Belki sevenler, sevinenler var ama hiçbir zaman bu mevsimin bana güzel şeyler getireceği aklıma gelmedi. Dedim ya hep önemli şeyleri alıp götürdü.

Ağustos' da alır beni bir düşünce, yine gelecek o uğursuz zaman, yine Yaz gündüzlerinden kalan gecelerde rüzgarlar esecek, t-shirtle gezerken içim soğuyacak, kendime itiraf edeceğim oğlum Yaz bitti artık sevinme diye. İtiraflar ne kadar acı olursa, arkasından olanlar daha da acı oluyor inanın. İllaha ki birşeyler gidiyor, can olmasa da canan, insanlar olmasa da düşünceler...

Hani Haziran' da ölmek ne kadar zorsa, Sonbahar' da ölmek o kadar zor, daha kaç sene, daha kaç mevsim göreceğini bile bilmeden...

Kaç yaşında olursam olayım, kaç sene üzerinden geçmiş olursa olsun bu mevsimi, bu zamanları yine sevmeyeceğim. Hiç yaz aşkım olmadı ama yazdan sonra gelen hiçbirşeyden de bu kadar nefret etmedim.

Belki de 4 mevsim yaz yaşanan iklimler bile beni mutlu etmez, bu mevsimin acısını çekmeden, arkada yaşadığım neşeli günlerin yasını tutmadan...

Hiç yorum yok:

Paylaş