27 Eylül 2009

Rijkaard' ın Balonu Patladı


Patladı değil mi ? Hoşunuza gitmiştir başlık eminim.

4 forvetle çıktığı maçta, 1 + 0,5+ 0,5 pozisyona girip 1 puan aldı Eskişehir. Bu pozisyonlardan 1,5 tanesi ilk yarıda oldu. Tam olanı Burak' ın çaprazdan vurduğu, buçuk olanı da ceza sahasında karambolde Sabri' nin uzaklaştırdığı. Diğer buçuk da zaten golün olduğu pozisyon. Galatasaray' a da böyle tek ayak üzerinde yakalayamazsanız gol atmanız çok zor Ali Sami Yen' de.

Frank Rijkaard ise muhtemelen Strum Graz maçını düşünüp yarı rotasyon bir kadroyla çıktı sahaya. Nonda hakettiği formayı giyiyordu ve Keita' nın mükemmel asistiyle de golü yazdı. Defans oyuncularının sakatlıkları nedeniyle de zaten sol bekde birkaç maçtır tatsız bir oyun sergileyen Hakan Balta defansın ortasına, henüz hazır olmadığını gösteren Caner' in yerine de 4 forvetle hücum yapan takıma karşı defansif oyun oynaması gereken Uğur sol beke geçmişti. Geri kalan bildiğimiz gibi, hazır olmayan Ayhan ve Elano yedek, Kewell ve Arda sahadaydı.

İlk yarıda Galatasaray oyunun mutlak hakimiydi diyebilirim. Hatta ikinici yarının ilk 5 dakikasında da gole çok yaklaştığı pozisyonlar oldu ama işte atamadığı için geriye çekilmek zorunda kaldı bütün takım. Golden sonra da sahada tamamen bir Galatasaray hakimiyeti vardı. Eskişehir' in 2,05 boyundaki kalecisi Galatasaray maçlarında oynadığı gibi her maçta oynarsa bir iki seneye güzel bir transfer gerçekleştirebilir kendisine.

Bu seneki Galatasaray gol attığı kadar oynayan bir takım, ne kadar gol atarsa o kadar maçı koparmayı arzuluyor. Bu da zaten izleyenlerin en çok hoşuna giden şey. Bu akşam da mükemmele yakın oynadık diyebilirim. İleri 3' lünün form grafiği maçın skorunu belirlemede en büyük etken. Bu akşam için anlayamadığım tek nokta formsuz olan Kewell oyundan çıkarken, takım olarak savunma yapan Eskişehir' e karşı dar alanda hiçbir faaliyet gösteremeyen Aydın' ın oyuna girmesiydi. Zaten girdikten sonra da hiç varlık gösteremedi. Maç için tek kritik yapılabilecek nokta burasıdır bana göre.

Kısacası 7' de 7 yapamadık ama oynanan oyun ligin en göze hoş gelen oyunu. Eskişehir de zaten bu haftaya kadar ligde namağlup devam eden bir takım. Rıza Çalımbay da 0,5 pozisyondan bile gol çıkarmasını bilen bir teknik adam. Sallandık ama düşmedik diyorum ben, Rijkaard' ın balonunu patlatmaya can atanlara da buradan selamlar olsun, 2 tekerlekli bisikletle tek teker üzerinde gidenlerin balonları da öyle bir anda patlayacak ki...

Saygılar, sevgiler.

6 yorum:

M.T dedi ki...

Ben de bu konuyla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum, başlık harika olmuş ellerine sağlık. Medyamız ''doğmamış çocuğa mektup yazmayı'' çok seviyor malesef. İlk puan kaybı yaşandı ya vuracaklar inceden. Fırsat bu fırsat. Ah bir yenilseydi o zaman tadından yenmezdi onlar için. Medya bu, içindeyim nasılsa, içindesin nasılsa. Birşeylerin düzelmesi umuduyla...

Schumy dedi ki...

Düzeleceğini sanmıyorum ne yazık ki. Milliyet şimdiden başlığı koymuş, buraya taşımaya gerek yok.

Yazıyı okumak için zaman ayırdığınız için de çok teşekkür ederim.

Saygılar.

Bora-MAN dedi ki...

Rahatım . Bu Galatasaray en az 10 puan farkla şampiyon olacak.

Biraz da futboldaki başka renkler sevinsin hep bizmi sevineceğiz.

Anonymous dedi ki...

Fuck pussy ci dostum keşke şu baros un kendi attıktan sonra dönüp hakeme fuck demesinden biraz bahsetseydin nede olsa senin uzmanlık alanına giriyor

Schumy dedi ki...

Fuck your pussy ile fuck ın ayrı ayrı anlamlarını buraya yazarım.

Fuck benim uzmanlık alanım evet. İşin içine girdin mi çıkamazsın onu da söyleyim.

Kimsen adam gibi yaz da görelim. Öyle adsızlarla olmuyor bu işler.

Schumy dedi ki...

Ödüm koptu :)

Paylaş