21 Ağustos 2009

Güzel Bir Gecenin Ardından...




Antep maçındaki kadroyu oyuna sürmüştü Rijkaard. Aslında sahaya kimin çıktığının bir önemi olmadığını da Denizlispor maçında görmüştük. Sahaya çıkan sistemdi. Ama bu maç itibari ile ciddi maçlarda defans hattının Gökhan, Servet, Hakan ve Sabri' den oluşacağı kesinleşti. Rakibin oyuncularını da tanıyan yoktu herhalde. Galatasaray' ın topu 1 metre yukarı kaldırdığı 10' u geçmemiştir maç başından beri. Sürekli yerden ayağa oynayan ve topu boş alana çekip paslaşan bir takım görüntüsü çizdi Galatasaray. Rakip Levadia maçın başında kaleci hariç 8 kişiyle defans yapıyordu. İleride 2 kişiyi bırakıp geriden uzun toplarla birşeyler yapmaya çalıştılar ama Galatasaray o kadar çok topa sahip oluyordu ki buna bile fırsat bulamadılar. Topla oynama maçın 15 dakikası geçtiğinde %68' e %32 Galatasaray lehineydi. Topu sürekli sağ kanatta Keita ile buluşturmaya çalışan bir Galatasaray vardı sahada, Arda ilk yarım saat boyunca oyuna ağırlığını koyamadı. Gerek yorgunluk gerekse aşırı katı alan savunması Arda' yı etkisiz hale getirmişti. Keza Aydın gibi kapalı savunmalar karşısında etkisini kaybeden bir oyuncuyla oynamak da maça resmen 10 kişi başlamamızı sağladı. Rijkaard istifa :) Şaka bir yana Arda ve Aydın' ın kısmen etkisiz oyununu arkasında oynayan Sabri' ye rağmen 2 kişilik hatta 3 kişilik oynayan Keita kapatıyordu. Geriye gelip top çalmalar, yaptığı driblingler izlemeye değerdi. Zaten attığı ilk gol pozisyon almanın ne kadar önemli olduğunun kanıtı gibiydi. Olması gereken zamanda olması gereken yerdeydi. Frikik golü de Galatasaray' ın her maçta alışılagelmiş duran top gollerinden birinin bu maç için olanıydı. Ama biraz farkla, yaklaşık 25 metreden bir füzeyle, kısacası her maç üstüne koymaya devam ediyor Keita, aman nazar değmesin... Daha önceleri olsa Galatasaray böyle bir rakibe karşı maçın 5. dakikasında başlardı top şişirmeye, ama artık topu havaya kaldırana sanki ceza varmışcasına yerden oynuyor takım, Servet ve Gökhan hatta Sabri geriden top şişirmiyorlar, en yakınlarındaki arkadaşlarına dönüyorlar. Ama Levadia gerçekten futbolu çirkinleştiren bir takım görüntüsü çizdi. Gerçi ellerinden gelen bundan başkası da olamazdı. Zaten olamadı da. Yetenekli olmayan oyunculara sahip olmanın dezavantajını iyi pozisyon alıp alan savunması yaparak kapatmaya çalıştılar fakat kilit erken çözülünce maç farka gitti.


Kewell gülen yüzüyle, Baros etkili hırslı oyunuyla biraz şanssızlığıyla, Leo Franco son dakikalarda yaptığı hatalı çıkışla, Hakan Balta garanti oyunuyla, Gökhan Zan ve Servet maçın çoğu bölümünde boş boş takılmalarıyla, Mustafa Sarp güzel bindirmeleriyle, Ayhan gereksiz top kayıplarıyla aklımda kaldı. Oyuna sonradan giren Mehmet Topal olmayışıyla, Elano iki üç tane klas hareketle ama 90 dakika oynaması için çok çalışması gerektiğiyle aklımda kaldı. Rijkaard her golden sonra çocuk gibi sevinmesiyle, Neeskens öğrencisine ders anlatan bir öğretmen edasıyla Mehmet Topal' a oynayacağı bölgeyi ve yapması gerekenleri anlattığı görüntüyle aklıma kazındı. Taraftar Nevizade Geceleri' ni söylerken tüylerimi diken diken etmesiyle, Baros' a, Elano' ya, Kewell' a verdikleri destekle aklımda kaldı. Kısacası bu gece aklımda çok güzel bir maç kaldı. Hani bu rüya bitmesin derler ya, işte aynısı. Bizim için rüya olan bu oluşumun rakiplere kabus olacağı günü iple çekiyorum...



Not : Resimler resmi siteden alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Paylaş