10 Ağustos 2009

G.Antep - Galatasaray, Nasıl Başladıysa Öyle Devam Etsin...


Yıllardır Galatasaray' a ters gelen bir takım Antep. Galatasaray tarihinde puan kaybettiği 3 açılış maçının 2' sinin Antep maçları olması da tesadüf değil herhalde. Yıllarca Galatasaray' a taktığı çelmelerle aklıma kaldı Antep. Fakat bu sene çok rahat izlemeye başladım maçı. Bunda, geçen sene iki maçı da kazanmamız, bu seneki Frank Rijkaard faktörü ve Antep' in İsmail Köybaşı ve Bekir İrtegün gibi iki önemli oyuncusunu kaybetmesinin payı çok fazlaydı.



Nitekim Antep bu oyuncularının yokluğunu fazlasıyla hissediyordu. Taraftarına söz verdiği forveti de transfer edemeyen Antep, Beşiktaş' tan transfer ettiği ( ki ben çok severim ) Serdar Kurtuluş' u da oynatmadı. Defansın sağında yürümeye mecali kalmamış Mehmet Yozgatlı, solunda ise bir zamanların usta sol açığı Gürhan Gürsoy' la başladı maça Antep. İlk başta yadırgadım ama iki bek oyuncunu kaybedince (Bekir uzun süre bek oynadı Antep' de) ve oyunu da biraz atak oynamak isteyince bu oyuncular mantıklı görünüyordu. Dinamo Bükreş' ten yeni transfer edilen arkadaş attığı golle kalitesini ortaya koyarken Antep' te yine en beğendiğim oyuncu Murat Ceylan' dı. İsmail Köybaşı' dan daha fazla potansiyele sahip olan bu arkadaş auta çıktı denilen bir topu 0' a yakın bir yerden kaleye gönderebilme yeteneğine sahip. Maç içinde de sağ beke kaydırılana kadar ki neden bunun yapıldığını anlayabilmiş değilim, çok iyi oynadı. Antep' in ayağında top tutan ve oyunu açan tek oyuncusuydı. Hakan Bayraktar sahada görünmedi bile. Beto ve Tabata' yı da toplasan 1 oyuncu kadar oynamamışlardır.



Hal böyle olunca Galatasaray biraz ayağında top tuttuğu 20 dakika içerisinde 2 gol attı. Galatasaray bu sene böyle devam ederse başımızı çok ağrıtacak olan klasik defans dörtlüsüyle çıktı maça. 4' lü defans bloğunu ortadan ikiye böldüğümüz zaman sol tarafta kalan Servet ve Hakan Balta ile sağ tarafta kalan Gökhan ve Sabri arasında dağlar değil dünyalar kadar fark var. Her ne kadar hepsi Milli Takım oyuncuları olsa da Gökhan Zan' dan dolayı Servet de çekingen oynamak zorunda kalıyor. Zira penaltı pozisyonunda pozisyonunu kaybeden Gökhan' ın hatasını çok güzel bir darbeyle Sabri telafi etti. Yani birbirlerini tamamladılar. Haldun Üstünel yuvarlak konuşuyor ama bilmiyorum defansın ortasına veya sağına bir oyuncu alınmazsa bu sene de yandı gülüm keten helva olma ihtimali fazla...




Ortasahada ise Ayhan ve Mustafa Sarp ileri geri oynadılar. Fakat ileri çıktıkları kadar geriye dönemedikleri için her Antep atağı ceza yayımızın üzerine kadar geldi. Hatta Tabata neredeyse penaltı noktasının üzerinden vurdu. İleride iyi işler yapmaya çalışan bu ikili skor avantajı yakaladıktan sonra da geriye dönmediler, ne zaman ki Antep golü buldu biraz Ayhan ve Mustafa daha geri çekildi ama bu sefer de ileride top tutamamaya başladık. Bu süre zarfından sonra Mustafa Sarp geride oldukça fazla iyi işler yaptı. Attığı gol çalışılmış bir gol, geriye gelip kaptığı sayısız top defansı rahatlattı ama ileri doğru oyun kurmada o kadar başarılı olamadığı için çok göze batmadı. Aydın ve Keita etkisiz olunca Baros da ortadan silindi. Arda tek başına birşeyler yapmaya çalışsa da onun da nem ve sıcaktan dolayı ciğeri yetmemeye başladı. Maçtan aklımda kalan diğer bazı enstantaneler ise ; herkesin neden bu kadar sıcaktaki bir maç bu kadar erken oynanıyor itirazının üzerine dili boğazına kaçan Keita' nın yerdeki hali ve hakem Bünyamin Gezer' in bir rakip oyuncu gibi Arda' yı dışarı çıkarma isteği oldu. Keita' nın pozisyonunu gördüğümde aklıma ten renginden midir yoksa başka birşeyden midir bilinmez Marc Vivien Foe geldi. 2003' te Konfederasyon Kupası' nda hayatını kaybeden Kamerun' lu oyuncu, sonu benzemesin... Arda' nın hakemle diyaloğu da gerçekten tiraji komik. Bir hakem rakip oyuncunun yaptığı gibi dışarı çıkan oyuncuya nereden çıkacağını müdahale ederek gösterebilir mi ? Zamanı tutarsın, geciktirirse kartını verirsin bu kadar basit. Ama bizim hakemlerimiz hergün yeni bir kuralla karşımıza çıkmaya bayılıyorlar.



Arda demişken hergün üzerine daha da koyup ilerliyor. Dün akşam da 2 asist yaptı ve 1 gol attı. 2 hafta önce bu maçı izletseler Elano transferi yapılmazdı herhalde. Hücum hattımızdaki zenginliği gördükçe o kadar rahatlıyorum ki, Nonda bile aşka geldi. Herkesin diline pelesenk olmuş yediğinden fazlasını atar lafı doğru çıkacak gibi geliyor. Dün akşam da öyle oldu, 3 attık 2 yedik. Ama şunu şöyleyeyim, yediğinden fazlasını atan bir takım şampiyon olur. Hem de her turnuvada, oyunun kuralı budur...



Ayrıca takımını soyunma odasının kapısından evladını askere yollayan bir baba şevkatinde uğurlayan ve gurbetten dönen oğluna sevinçle sarılır gibi karşılayan bir teknik direktörümüz var. Bu bir blog değil resmen tez konusu. Şimdiden herşey için teşekkürler Rijkaard...

3 yorum:

Volvox dedi ki...

Ben de Antep deplasmanlarından çekinirim ama erken gol çok güzel oldu.

Volvox dedi ki...

Bu arada maç yazınızı Antep maç yorumu olarak kaynak gösterdim.
Ellerinize sağlık ;)

Schumy dedi ki...

Çok teşekkürler dostum yorumların ve kaynak göstermen için ;-)

Paylaş